AKEL Genel Sekreteri ve Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas bugün (11/05/2004) Atina’da Yunanistan Başbakanı Kosta Karamanlis ile bir görüşme gerçekleştirdi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Moliviatis’in de katıldığı bu görüşme sonrası Dimitris Hristofyas  basın mensuplarına bir açıklamada bulundu ve sorularını yanıtladı. 

 

 

 

Dimitris Hristofyas’ın açıklaması ve basın mensuplarının sorularına yanıtları:   

   

Dimitris Hristofyas: Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı ile görüştüğüm için büyük bir memnuniyet duymaktayım.  Bir durum değerlendirmesi yaptık.  Kendilerine lideri olduğum partinin referanduma ilişkin tezlerinin ve  bundan sonra olabileceklerin  bir analizini yaptım. AKEL’in tezleri biliniyor. Tabii  şimdi hedeflerimizi yeniden belirlemek için, Cumhurbaşkanı ve diğer siyasi güçlerle bir diyalog geliştiriyoruz.  Hedef , tabii ki Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi olmaya devam ediyor.

Annan planı isteseler de, istemeseler de,  masada  var olmaya devam ediyor. İki bölgeli iki toplumlu federasyon Kıbrısrum tarafının 1977 yılından itibaren üstlendiği bir  yükümlülüktür.  Şimdi bundan sapma yapamayız . Normal bir üyesi olarak, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girişini tabii ki değerlendireceğiz,  fakat bunu maksimalist hedefler ve talepler ileri sürmeden , kendi kendimizi kandırmadan yapacağız.  Bizim için birinci konu, ortalama bir Kıbrıslının haklı olarak  duyduğu  güvensizlik duygusunun karşılanmasıdır. BM Güvenlik Konseyi aracılığı ile  çözümün uygulanmasına yönelik garantiler elde edilsin ve eğer mümkün olursa  Kıbrıslıtürklerle birlikte bu planı daha işler kılacak bazı değişikliklere ulaşalım.

 

Soru: Ufukta yeni bir referandum görüyor musunuz?

 

Dimitris Hristofyas: Bana göre  şu anda öncelikli olan yeni bir referandumla ilgili  tavır almak değil,  referandum sonuçlarının yansımalarını ortak bir şekilde karşılamak, ABD’den, İngiltere’den ve Avrupa Birliği alanından gelen baskıları karşılamak ve Kıbrıs halkının “hayır”ını anlatmaktır. “Hayır” demek çözümü ret etmek anlamına gelmiyor. Sorun bizim sorunumuzdur. Yanmakta olan bizim evimizdir ve onu tekrardan inşa etmemiz gerekmektedir. Ve daha önce belirttiğim yönde ilerlemek için hazır olmalıyız. Yeni bir referandumun olup olmayacağı süreçte belli olacak. İlk referandumda “evet “ diyen Kıbrıslıtürkler ile Türkiye’nin ikinci bir referandum yönünde ileri adım atmalarının kolay olmadığını biliyorum. Sonuç olarak  bundan  sonra  olguların vardığı noktada duyguların etkisi altında değil, mantıkla konuşulmalıdır ve tekrarlıyorum ne istediğimizi çok somut bir şekilde belirlememiz gerekiyor. Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm iki bölgeli , iki toplumlu  federasyondur. Annan planı masadadır ve bunu Cumhurbaşkanı da tekrarlamaktadır. Bunun ötesinde, sınırlı sayıda, hangi değişiklikleri yapabileceğimize bakmalıyız... 

 

Soru: Annan planında değişiklikler yapılması mı veya planla ilgili bazı ek güvenceler mi? 

 

Dimitris Hristofyas: Herşeyden önce, tekrar ediyorum, çözümün uygulanması ve güvenlikle ilgili konular için, plan içerisinde ve plan dışında ek güvenceler. Bunun ötesinde, Kıbrıslıtürklerle birlikte, planın içerisinde olan, planın üzerindeki bazı meselelerde bazı değişikliklere ulaşabiliriz görüşü de var ve bütün siyasal güçlerin görüşü bu yöndedir.

 

Soru: Avrupa Parlamentosu’ndaki bütün yerlerin Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından doldurulmaması konusunda Kıbrıslıtürklerin talebi karşısındaki tutumunuz ne olacak?

 

 Dimitris Hristofyas: Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği’nin kendi işleyiş kuralları var. Konu , bizim tutumumuz değil. Doğal olarak, 6 yer için de seçim olacak. Boş yer kalamıyor. Tekrar ediyorum, bu AB’nin işleyiş kuralları temelinde böyle. Yani konu bizim ne yapacağımız değil. Dileriz Kıbrıs sorunu çözülür ve buna da bakarız.

 

 Soru: Sayın Kliridis’in görev süresinin uzatılmasını, Annan planının başlangıçtaki halinde müzakereleri yapanın referanduma kadar varmasını pişman oldunuz mu?Eğer onu desteklemiş olsaydınız bugün durum farklı olur muydu?

 

Dimitris Hristofyas: Belki daha kötü olabilirdi.

 

 Soru: Siz Annan planından yanaydınız. Yani, o zaman daha kötü ne olabilirdi?

 
Dimitris Hristofyas: Yani Annan planı gökten mi indi? Annan planına ilişkin hepimizin rezervleri, karşı olduğu noktalar var. Önümüzde daha iyi bir plan olması için yapılabilecekler, maalesef, Sayın Kliridis tarafından yapılmadı. Ayrıca, madem kaybetmek için mücadele etti, ben neden Sayın Kliridis iktidarı kaybetti diye üzüleyim?


Soru: Kıbrıs sorununun çözümü konusuna Avrupa Birliği’nin karışması ihtimalini ümit ediyor musunuz?

 

Dimitris Hristofyas: Kıbrıs Avrupa Birliği’nin üyesidir. Özünde ikiye ayrılmış bir halde Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girmesi Avrupa Birliği’nin ilgilenmesine yol açıyor. AB’nin büyük arzusu, bir sorunu miras almamaktı. Müteakiben, Kıbrıs sorunun çözümü için Avrupa Birliği’nin ilgi göstermesine nasıl yol açarız, biz kendimiz buna bakmalıyız. Elbette, Kıbrıs sorunu Birleşmiş Milletler’den gitmeyecek. Uluslararası bir sorun, doğal yeri orası.Ancak, evet, Avrupa Birliği kendi üslubuyla, kendisini de ilgilendiren konuda, özellikle çözümün uygulanmasına ilişkin güvencelerle ilgili olarak, yardımcı olabilir.

 

Soru: Euro kurlarına Kıbrıs lirasının konulmaması sizi endişelendirdi mi?

 

Dimitris Hristofyas: Bakın, Kıbrıs sorunun çözülmesi ihtiyacını bilerek, bunlar benim için, ikincil meseleler. Nasıl ki, pek çoklarının birinci çizgiye koyduğu Avrupa Ortak Para Birimi Birliği’ne girme konusunun da ikincil mesele olması gibi. Dileriz ki , Kıbrıs sorunu çözülsün de varsın , Avrupa Ortak Para Birimi Birliği’ne , bilmem kaç yıl sonra girelim. Para Birliği’ne girme konusu beni çok ilgilendirmiyor.

 

 

11.5.2004 - Atina 

 

 

 
                 

   ANA SAYFAYA DÖNÜŞ