AKEL MERKEZ KOMİTESİ POLİT BÜRO AÇIKLAMASI

 

 
 

 

            AKEL M.K. Polit Bürosu bugün gerçekleştirdiği toplantısında Avrupa Konseyi’nin Brüksel Zirvesi’nin sonuçlarını değerlendirdi ve aşağıdaki sonuçlara vardı:

  1. Cumhurbaşkanı Brüksel’de Kıbrıs’ın tezlerini kararlı fakat aynı zamanda sorumluluk duygusu ile savunarak çetin bir mücadele verdi. Brüksel sonuçları, Cumhurbaşkanı’nın ve hükümetin, meclis başkanının ve siyasi liderliğin Kıbrıs’ın tezlerini ileri götürmek amacıyla aylardan beridir vermekte oldukları sistemli uğraşıların sonucu elde edilmiştir.
  2. AKEL M. K. Polit Bürosu, Brüksel  Avrupa Konsey  sonuçlarının ileri doğru bir adım olduğu değerlendirmesi yapar. Tabi ki daha ileri olgular hedeflenmişti. Fakat somut koşullar içerisinde, Avrupa Birliği’ndeki koşullar ve yeni dünya düzeni çerçevesinde var olan dünyamız koşulları  da dikkate alındığında, Kıbrıs mümkün olanı başarmıştır. Türkiye başbakanı, İngiltere ve Avrupa Birliği dışındaki faktörlerin baskısı sonrası Avrupa Konseyi’nin değişen ve çok daha tatmin edici olan baştaki tavrını değiştirmesi bu şekilde açıklanır. AKEL’in çıkarların ve  farklı niyetlerin hakim olduğu dünyamızda çok anlaşılır olgular için dahi mücadele vermemiz gerektiği yönündeki tezi bir kez daha doğrulanmıştır.
  3. AKEL çeşitli Avrupa ülkelerinin ve özellikle de Yunanistan’ın Kıbrıs’a verdiği desteğe değer verir.
  4. AKEL M. K. Polit Bürosu yakın gelecekte dikkatimizi aşağıdaki konular üzerinde yoğunlaştırmamız gerektiğine inanır.

·         Türkiye’nin aldığı yükümlülükleri pratikte yerine getirmesi için kollektif olarak çalışmamız gerekmektedir.

·         Müzakerelerin yeniden başlaması için zeminin daha iyi hazırlanması uğraşılarında, Annan planında değişiklik gereksinimine anlayış göstermeleri amacıyla Kıbrıslıtürk siyasi güçlerle temaslar yoğunlaştırılmalıdır.

·         Koşullar iç cephede birliğin en  mümkün olan derecede gerçekleşmesini dayatıyor ve AKEL bu yönde çalışmaya devam edecektir.

·         Kıbrıs sorununa olası en kısa sürede yaşayabilir ve işler bir çözüm bulunması acil ve öncelikli hedef olarak varlığını koruyor ve daha da artan bir uğraşı ile bu yönde çalışmaya devam etmeliyiz.  Kıbrıs hükümeti ve K/R tarafı hem uluslararası faktöre hem de K/T vatandaşlarımıza sürekli olarak bu mesajı vermelidir.

·         Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk tüm halkımızın Kıbrıs sorununun çözümüne    hiçbir kimsenin olmadığı kadar  ihtiyacı vardır. Üzerinde anlaşmaya varılan, yaşayabilir ve işler bir çözümü hedefleyen  özlü müzakerelerin başlaması için her tür girişimi destekliyoruz. Çözümün temelini, müzakereler aracılığı ile Kıbrısrum tarafına sorunun çözümü olarak kabul olanağı verecek değişikliklerin yapılması gereken Annan planı olmaya devam etmektedir. Hedefimizin, ne planının felsefesini değiştirmek ne de Kıbrıstürk toplumunun haklarını ortandan kaldırmak olmadığını fakat tüm Kıbrıs halkının çıkarına hizmet etmek olduğunu tekrarlıyoruz.

·         Çözümü istemede 3 Ekim 2005 tarihi Türkiye için hareketlendirici bir sınır çizgisidir. Bu yılki acı veren deneyimi de dikkate alarak zaman sınırlı takvimler ve hakemlik tehditleri ile olumlu bir sonuca ulaşamayacakları hem Ankara hem de uluslararası topluluk için net olmalıdır. Özel olarak Türkiye’nin ya da Kıbrıs halkının çıkarına karşı herhangi bir başkasının değil, her şeyden önce bütünde Kıbrıs halkının çıkarına bir çözüme ihtiyaç olduğunu uluslararası faktör anlamalıdır.

21.12.2004

 

 

 

 
                 

   ANA SAYFAYA DÖNÜŞ