AKEL M. K. PLENUMUNUN AÇIKLAMASI

 
 

 

AKEL M. K. Plenumu bugünkü toplantısında Kıbrıs sorununa ilişkin son gelişmeleri ele aldı ve gelişmelerle ilgili olarak M.K. Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas tarafından detaylı bir şekilde bilgilendirildi.

  1. AKEL Merkez Komitesi, Cumhurbaşkanı Papadopulos ile Kıbrıslıtürk lider Mehmet Ali Talat arasında BM Genel Sekreteri Siyasi İşler Yardımcısı İbrahim Gabari’nin katılımıyla 8 Temmuz tarihinde gerçekleştirilen görüşmeyi olumlu olarak değerlendirmektedir. Görüşme ve sonuçları Kıbrıs sorununun çözüm yolunu açmak için koşulların yaratılmasında değerlendirilmesi gereken doğru yönde bir adımı teşkil etmektedir.
  2. Statükonun kabul edilmezliğinin ve iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çatı altında ve Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitlik temelinde çözüme bağlılığın yeniden teyit edilmesi özel bir öneme sahiptir. Bölünme ve devletin ve halkımızın kalıcı bölünmesi düşüncesiyle hiç bir koşulda uzlaşmamalıyız. Böylesi bir durum çözüme değil, yeni maceralara götürür. İki bölgeli iki toplumlu federasyon Kıbrıs’ı yeniden birleştirebilir ve bölünme nitelikli çözümleri dışarıda tutmaktadır. AKEL iki bölgeli iki toplumlu çözüme bağlı olmaya tutarlı bir şekilde devam etmektedir. Sadece Cumhurbaşkanı’nın değil, tüm ülke siyasi liderliğinin iki bölgeli iki toplumlu federal çözümü çekincesiz olarak desteklediği ve bunun yaşama geçirilmesi yönünde çalıştığı mesajını vermesi gerektiği görüşündeyiz.
  3. AKEL Merkez Komitesi, Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla iki toplum lideri arasında özlü müzakerelerin başlaması için zeminin gerekli ön hazırlığına katkı koyacak olan iki liderin günlük konularla özlü konuları eş zamanlı tartışma yönündeki bağlılıklarını görüşme ve sonuçlarının olumlu bir unsuru olarak değerlendirmektedir. Üzerinde mutabık kalındığı gibi teknik komitelerde tartışmaya başlanabilmesi için özlü konular gündeminin Temmuz ayı sonuna kadar belirlenmesi için Kıbrıstürk tarafını iyi niyetle işbirliğine çağırmaktayız.
  4. İlerleyebilmemiz için ortamın iyileşmesi gereklidir. Güven Artırıcı Önlemlerin ileri götürülmesi bu yönde katkı sağlayacaktır. Kıbrıs hükümeti, Kıbrıslıtürk vatandaşlarımızın yararına daha da zenginleştirilebilecek bazı önlemleri daha önceden açıklamıştır ve bunları uygulamaktadır. Bu önlemlerin uygulanmasında ortaya çıkacak herhangi bir sorun direkt olarak ve kararlı bir şekilde ele alınmalıdır. Sözde “sorumluluklar oyununun” sona erdirilmesi yönünde iki liderin üstlendikleri taahhüde, diğer topluma hakaret eden ya da diğer toplumda sorun yaratabilecek olan açıklamalara moratoryum konması eşlik etmelidir.
  5. 8 Temmuz buluşmasının sonuçları temelinde inşa etmek için büyük bir siyasi iradeye ve iyi niyete gerek vardır. AKEL Merkez Komitesi, iki toplum liderini sadece Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin, Kıbrıs halkının çıkarlarına hizmet etme kriteriyle cesur, esnek ve ileriyi gören bir biçimde ilerlemeye çağırmaktadır.
  6. AKEL Merkez Komitesi gelişmelere ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşmaktadır. Çözüme yönelik gerçek bir ilerlemenin olabilmesi için Türkiye’nin Kıbrıs’ı Anadolu’nun bir uzantısı olarak görmekten ve ülkemiz üzerinde egemenlik hakkı ileri sürmekten vazgeçmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Ankara ve Lefkoşa’nın işgal altındaki bölgesinden yapılan ve 8 Temmuzda üzerinde mutabık kalınanlara uymama ve oyalama niyeti gösteren bazı açıklamalar endişe yaratmaktadır.
  7. AKEL M.K. Türkiye Başbakanı’nın işgalin yıldönümündeki ”kutlamalara” katılmak için Kıbrıs’a gerçekleştirdiği yasadışı ziyareti mahkum etmektedir. Bu ziyaret iletişim amaçlı değil de, Türk liderliğinin niyetlerinin ifadesi ise, ileriye dönük olumlu hiç bir şeyin işareti değildir.
  8. Türkiye hükümetinin ulusal düzeyde ve Avrupa düzeyinde hedeflerine ulaşmak için gelişmeleri kullanmayı istemesi büyük bir olasılıktır. Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısındaki yükümlülüklerini erteleme ya da iptal etme arzusunda olması olasıdır. Ayrıca bazı müttefiklerinin de aynı uğraşıda ona destek vermesi olasıdır. AKEL M.K., Kıbrıs sorununda ilerleme olmasının Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısında üstlendiği yükümlülüklerin gevşetilmesi sonucunu doğuracağı yaklaşımının çok yanlış olduğu düşüncesindedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısında üstlendiği yükümlülükler tam olarak yaşama geçirilmelidir, bunlar yazılıdır ve Kıbrıs sorunu ile hiç bir ilişkisi yoktur.
  9. Hem Ankara tarafından, hem de genel olarak Türk tarafı ve başkaları tarafından sürekli olarak Kıbrıslıtürkler’in sözde izolasyonu konusundan bahsedilmektedir. Var olduğu ölçüde bu izolasyonun yegane müsebibinin devam etmekte olan Türk işgali ve onun yarattığı sonuçlar olduğunu AKEL M.K. herkese belirtmektedir. Eğer kaygı yasadışı devletin statüsünün yükseltilmesi değil de gerçekten Kıbrıslıtürkler’in ekonomik açıdan gelişmesi ise, bunun başarılmasının en iyi yolu Kıbrıs hükümetinin Mağusa ile ilgili önerisinin kabul edilmesidir.
  10. AKEL M.K. uluslararası faktöre 8 Temmuz görüşmesinin sonuçlarını desteklemesi ve Kıbrıs sorununa BM kararları, Doruk Antlaşmaları, uluslararası hukuk ve Avrupa hukuku temelinde en kısa sürede çözüm bulunması için Türkiye üzerindeki etkisini kullanarak çalışması çağrısında bulunmaktadır.
  11. Var olan koşullar iç cephede birlik olgusunu hiç bir dönem olmadığı kadar çok gerekli kılmaktadır. Kıbrıs sorununu ele almada en başta gelen ve birlik olgusunun çerçevesinde gerçekleştiği kurum Ulusal Konsey’dir. ΑΚΕL ülkenin siyasi güçlerini, koşulların gereğine uygun bir şekilde davranmaya ve Ulusal Konsey kurumunu koşulsuz olarak desteklemeye çağırmaktadır.
  12. İsrail’in saldırgan politikası, genel savaş boyutuna varmakla tehdit eden yeni bir alevlenmeye yol açtı. AKEL M.K. İsrail’in Lübnan’a ve Filistin topraklarına yönelik saldırılarını en kararlı bir biçimde mahkum etmektedir. İsrail savaş mekanizmasının saldırıları aralarında bir çok çocuğun bulunduğu sivil insanların ölümü, yaralanması, alt yapının yıkımı, yığınsal göç ve insan onurunun her anlamıyla yıkımı sonucu getirdi. Sivillerin ölümüne yol açan bireysel terör faaliyetlerinin Filistin ve daha genelde Arap halklarının davasına yardım etmeyeceği görüşünü ΑΚΕL tekrarlamaktadır. Diğer taraftan uluslararası topluluk, İsrail devletinin uyguladığı yığınsal ve sürekli teröre gözlerini kapatamaz. Sadece, Filistin sorununa Birlemiş Milletler kararları temelinde adil bir çözüm ve Filistin toprakları üzerinde bağımsız bir Filistin devletinin yaratılmasıyla bölgenin sorunları çözülebilir. Dünyanın güçlü ülkelerinin aldıkları ve Orta-Doğu’da işlenmekte olan cinayette suç ortaklığı anlamına gelen tavrı kabul edilemez olarak görüyoruz ve mahkum ediyoruz. ΑΚΕL M.K. acı çeken Lübnan ve Filistin halklarına sınırsız dayanışmasını ifade etmektedir. ΑΚΕL, İsrail’de siyonizme karşı çıkarak barış ve adalet için mücadele veren güçlerle de dayanışma içerisindedir.

 

19 Temmuz 2006

 

 

 

 
                 

   ANA SAYFAYA DÖNÜŞ