| |
AKEL M. K.
Plenumu bugünkü toplantısında Kıbrıs sorununa ilişkin son
gelişmeleri ele aldı ve gelişmelerle ilgili olarak M.K. Genel
Sekreteri Dimitris Hristofyas tarafından detaylı bir şekilde
bilgilendirildi.
-
AKEL
Merkez Komitesi, Cumhurbaşkanı Papadopulos ile Kıbrıslıtürk lider
Mehmet Ali Talat arasında BM Genel Sekreteri Siyasi İşler
Yardımcısı İbrahim Gabari’nin katılımıyla 8 Temmuz tarihinde
gerçekleştirilen görüşmeyi olumlu olarak değerlendirmektedir.
Görüşme ve sonuçları Kıbrıs sorununun çözüm yolunu açmak için
koşulların yaratılmasında değerlendirilmesi gereken doğru yönde
bir adımı teşkil etmektedir.
-
Statükonun kabul edilmezliğinin ve iki bölgeli, iki toplumlu
federal bir çatı altında ve Güvenlik Konseyi’nin ilgili
kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitlik temelinde çözüme
bağlılığın yeniden teyit edilmesi özel bir öneme sahiptir. Bölünme
ve devletin ve halkımızın kalıcı bölünmesi düşüncesiyle hiç bir
koşulda uzlaşmamalıyız. Böylesi bir durum çözüme değil, yeni
maceralara götürür. İki bölgeli iki toplumlu federasyon Kıbrıs’ı
yeniden birleştirebilir ve bölünme nitelikli çözümleri dışarıda
tutmaktadır. AKEL iki bölgeli iki toplumlu çözüme bağlı olmaya
tutarlı bir şekilde devam etmektedir. Sadece Cumhurbaşkanı’nın
değil, tüm ülke siyasi liderliğinin iki bölgeli iki toplumlu
federal çözümü çekincesiz olarak desteklediği ve bunun yaşama
geçirilmesi yönünde çalıştığı mesajını vermesi gerektiği
görüşündeyiz.
-
AKEL
Merkez Komitesi, Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla iki toplum
lideri arasında özlü müzakerelerin başlaması için zeminin gerekli
ön hazırlığına katkı koyacak olan iki liderin günlük konularla
özlü konuları eş zamanlı tartışma yönündeki bağlılıklarını görüşme
ve sonuçlarının olumlu bir unsuru olarak değerlendirmektedir.
Üzerinde mutabık kalındığı gibi teknik komitelerde tartışmaya
başlanabilmesi için özlü konular gündeminin Temmuz ayı sonuna
kadar belirlenmesi için Kıbrıstürk tarafını iyi niyetle
işbirliğine çağırmaktayız.
-
İlerleyebilmemiz için ortamın iyileşmesi gereklidir. Güven
Artırıcı Önlemlerin ileri götürülmesi bu yönde katkı
sağlayacaktır. Kıbrıs hükümeti, Kıbrıslıtürk vatandaşlarımızın
yararına daha da zenginleştirilebilecek bazı önlemleri daha
önceden açıklamıştır ve bunları uygulamaktadır. Bu önlemlerin
uygulanmasında ortaya çıkacak herhangi bir sorun direkt olarak ve
kararlı bir şekilde ele alınmalıdır. Sözde “sorumluluklar
oyununun” sona erdirilmesi yönünde iki liderin üstlendikleri
taahhüde, diğer topluma hakaret eden ya da diğer toplumda sorun
yaratabilecek olan açıklamalara moratoryum konması eşlik
etmelidir.
-
8
Temmuz buluşmasının sonuçları temelinde inşa etmek için büyük bir
siyasi iradeye ve iyi niyete gerek vardır. AKEL Merkez Komitesi,
iki toplum liderini sadece Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin,
Kıbrıs halkının çıkarlarına hizmet etme kriteriyle cesur, esnek ve
ileriyi gören bir biçimde ilerlemeye çağırmaktadır.
-
AKEL
Merkez Komitesi gelişmelere ihtiyatlı bir iyimserlikle
yaklaşmaktadır. Çözüme yönelik gerçek bir ilerlemenin olabilmesi
için Türkiye’nin Kıbrıs’ı Anadolu’nun bir uzantısı olarak
görmekten ve ülkemiz üzerinde egemenlik hakkı ileri sürmekten
vazgeçmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Ankara ve Lefkoşa’nın
işgal altındaki bölgesinden yapılan ve 8 Temmuzda üzerinde mutabık
kalınanlara uymama ve oyalama niyeti gösteren bazı açıklamalar
endişe yaratmaktadır.
-
AKEL
M.K. Türkiye Başbakanı’nın işgalin yıldönümündeki ”kutlamalara”
katılmak için Kıbrıs’a gerçekleştirdiği yasadışı ziyareti mahkum
etmektedir. Bu ziyaret iletişim amaçlı değil de, Türk liderliğinin
niyetlerinin ifadesi ise, ileriye dönük olumlu hiç bir şeyin
işareti değildir.
-
Türkiye hükümetinin ulusal düzeyde ve Avrupa düzeyinde hedeflerine
ulaşmak için gelişmeleri kullanmayı istemesi büyük bir
olasılıktır. Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısındaki
yükümlülüklerini erteleme ya da iptal etme arzusunda olması
olasıdır. Ayrıca bazı müttefiklerinin de aynı uğraşıda ona destek
vermesi olasıdır. AKEL M.K., Kıbrıs sorununda ilerleme olmasının
Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısında üstlendiği yükümlülüklerin
gevşetilmesi sonucunu doğuracağı yaklaşımının çok yanlış olduğu
düşüncesindedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısında üstlendiği
yükümlülükler tam olarak yaşama geçirilmelidir, bunlar yazılıdır
ve Kıbrıs sorunu ile hiç bir ilişkisi yoktur.
-
Hem
Ankara tarafından, hem de genel olarak Türk tarafı ve başkaları
tarafından sürekli olarak Kıbrıslıtürkler’in sözde izolasyonu
konusundan bahsedilmektedir. Var olduğu ölçüde bu izolasyonun
yegane müsebibinin devam etmekte olan Türk işgali ve onun
yarattığı sonuçlar olduğunu AKEL M.K. herkese belirtmektedir. Eğer
kaygı yasadışı devletin statüsünün yükseltilmesi değil de
gerçekten Kıbrıslıtürkler’in ekonomik açıdan gelişmesi ise, bunun
başarılmasının en iyi yolu Kıbrıs hükümetinin Mağusa ile ilgili
önerisinin kabul edilmesidir.
-
AKEL
M.K. uluslararası faktöre 8 Temmuz görüşmesinin sonuçlarını
desteklemesi ve Kıbrıs sorununa BM kararları, Doruk Antlaşmaları,
uluslararası hukuk ve Avrupa hukuku temelinde en kısa sürede çözüm
bulunması için Türkiye üzerindeki etkisini kullanarak çalışması
çağrısında bulunmaktadır.
-
Var
olan koşullar iç cephede birlik olgusunu hiç bir dönem olmadığı
kadar çok gerekli kılmaktadır. Kıbrıs sorununu ele almada en başta
gelen ve birlik olgusunun çerçevesinde gerçekleştiği kurum Ulusal
Konsey’dir.
ΑΚΕL
ülkenin siyasi güçlerini, koşulların gereğine uygun bir şekilde
davranmaya ve Ulusal Konsey kurumunu koşulsuz olarak desteklemeye
çağırmaktadır.
-
İsrail’in saldırgan politikası, genel savaş boyutuna varmakla
tehdit eden yeni bir alevlenmeye yol açtı. AKEL M.K. İsrail’in
Lübnan’a ve Filistin topraklarına yönelik saldırılarını en kararlı
bir biçimde mahkum etmektedir. İsrail savaş mekanizmasının
saldırıları aralarında bir çok çocuğun bulunduğu sivil insanların
ölümü, yaralanması, alt yapının yıkımı, yığınsal göç ve insan
onurunun her anlamıyla yıkımı sonucu getirdi. Sivillerin ölümüne
yol açan bireysel terör faaliyetlerinin Filistin ve daha genelde
Arap halklarının davasına yardım etmeyeceği görüşünü
ΑΚΕL
tekrarlamaktadır. Diğer taraftan uluslararası topluluk, İsrail
devletinin uyguladığı yığınsal ve sürekli teröre gözlerini
kapatamaz. Sadece, Filistin sorununa Birlemiş Milletler kararları
temelinde adil bir çözüm ve Filistin toprakları üzerinde bağımsız
bir Filistin devletinin yaratılmasıyla bölgenin sorunları
çözülebilir. Dünyanın güçlü ülkelerinin aldıkları ve Orta-Doğu’da
işlenmekte olan cinayette suç ortaklığı anlamına gelen tavrı kabul
edilemez olarak görüyoruz ve mahkum ediyoruz.
ΑΚΕL
M.K. acı çeken Lübnan ve Filistin halklarına sınırsız
dayanışmasını ifade etmektedir.
ΑΚΕL,
İsrail’de siyonizme karşı çıkarak barış ve adalet için mücadele
veren güçlerle de dayanışma içerisindedir.
19
Temmuz
2006
|
|