|
Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı Türkiye İlerleme Raporu, Türkiye’nin
Avrupa Birliği’ne karşısındaki yükümlülüklerine sert atıflarda
bulunmaktadır. Ayrıca Kıbrıs ile ilgili de kesin atıflar kayda
geçirilmiştir.
Komisyon, müzakere çerçevesi ve ortaklık ilişkisine göre Türkiye’nin
Ek Protokolü tam olarak uygulamasının gerektiğini hatırlatmaktadır.
Bunun dışında Türkiye’nin deniz ve hava limanlarını Kıbrıs
Cumhuriyeti gemi ve uçaklarına açmakla yükümlü olduğunun
belirtildiği 21 Eylül 2005 Deklarasyonu’nu da hatırlatmaktadır.
Türkiye’nin bu yükümlülüklerini 2006 yılı içinde tam olarak
uygulamasını Avrupa Birliği’nin yakından gözlemleyeceğini ve
değerlendireceğini vurgulamaktadır. Aynı zamanda Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin tanınmasının tam üyelik sürecinin zorunlu unsuru
olduğu görüşünü tekrarlamaktadır ve ikili ilişkilerin mümkün olan en
kısa süre içerisinde normalleşmesinin önemini vurgulamaktadır.
Komisyon, Türkiye’nin deniz ve hava limanlarını Kıbrıs’a açmayıp
protokolü tam olarak uygulamadığı tespitini yapmaktadır. Böylesi bir
sınırlamaların ulaşımda en ekonomik yol olmadığı ve bu nedenle
malların serbest dolaşımının ve serbest ticaretin engellendiği
konusunda Komisyon’un tezinin özel bir önemi vardır. Bu, Türkiye’nin
Gümrük Birliği’nin hizmet sektörünü kapsamadığı tezinin reddi
demektir.
Türkiye’nin deniz ve hava limanlarını açmasının, Kıbrıslıtürk
toplumunun durumu ile ilişkilendirilmemesi gereken Türkiye’nin bir
hukuki yükümlülüğü olduğu için, Türkiye’nin bu konuyu
Kıbrıslıtürkler’in izolasyonunun kaldırılmasına bağlayamayacağına
dair Komisyon’un görüşü daha da büyük öneme sahiptir.
Bundan başka Komisyon, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası örgütlere
katılımına Türkiye veto uygulamaya devam ettiğine göre, ikili
ilişkilerin normalleşmesinde ilerleme olmadığı tespiti yapmaktadır.
Son olarak Komisyon Kıbrıs sorununa BM çatısı altında bütünsel bir
çözüm bulunmasına yol açacak bir sürecin yeniden başlaması için iki
toplum lideri tarafından 2006 yılı içinde atılan adımları
selamlamaktadır ve bu uğraşıların 2007 yılı içinde de özlü bir
biçimde devam etmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Komisyon’un yukarıdaki tespitleri şüphesiz doğrudur. Avrupa
Birliği’nin sert tespitlerle yetinmeyip somut önlemlere yöneleceğini
umut etmekteyiz, çünkü Komisyon’un da tespit ettiği gibi, atılması
gereken adım olan, Kıbrıs sorununa bütünsel çözüm uğraşılarına
Avrupa Birliği sadece bu şekilde katkı koyacaktır.
AKEL Merkez Komitesi
Basın Bürosu
8.11.2006
|