|
Görev süresinin sonunda Güvenlik Konseyi’ne sunduğu Kıbrıs’la ilgili
son raporunda Kofi Annan Kıbrıs’ta uzun yıllardır süren çatışmayı on
yılık görev süresinde sona erdirmeyi başaramamaktan duyduğu üzüntüyü
ifade etmektedir. Kıbrıs’ta var olan ve devam eden kabul edilemez
durumdan ilk üzüntü duyan elbette ki Kıbrıs halkıdır. Eğer Birleşmiş
Milletler’in ve özellikle Genel Sekreter’in üstlendikleri çabalarda,
uluslar arası organizasyonun Kıbrıs hakkında aldığı kararların
özünde ve biçiminde raydan çıkma kaydedilmeseydi ve Kıbrısrum
toplumunun endişeleri daha fazla göz önüne alınsaydı belik durum
bugün farklı olacaktı.
Genel Sekreter statükonun kabul edilemez olduğunun 8 Temmuz
anlaşmasıyla tanındığını, gerekli iyi istek gösterilirse ve kimseye
hizmet etmeyen sorumlulukları başkasına atma oyununa son verilirse
toplu bir çözümün mümkün olduğunu ve arzu edildiğini
hatırlatmaktadır.
8 Temmuz anlaşmasının farklı yorumlarına ve sonuçta sürecin
onaylanmasının gecikmesine değindikten sonra, Genel Sekreter
anlaşmanın hem günlük konulara ilişkin Teknik Komiteler’in, hem öze
ilişkin konuların tartışılması için Çalışma Gruplar’nın kurulmasını
öngördüğünün altını çizmektedir ve ikisinin de toplu çözüme katkıda
bulunabileceği görüşündedir.
Statükonun kabul edilemez olduğuna ve sadece günlük konuların değil,
öze ilişkin konuların da tartışılmasının toplu çözüm hedefiyle özlü
müzakereler sürecinin yeniden başlaması çabasına katkıda
bulunabileceğine dair atıfları AKEL rapordaki olumlu unsurlar olarak
görmektedir.
BM Genel Sekreteri raporunda, Kıbrıs’ta var olan işgali görmezden
gelmektedir. AKEL, BM Genel Sekreteri’nin BM kararlarındaki
ilkelerin öne çıkarılmasında daha kararlı olması gerektiğine
inanmaktadır. Devam etmekte olan çıkmaza ilişkin sorumluluklarla
ilgili olarak eşit mesafelerde durma tutumu, BM Genel Sekreteri’nin
de koyduğu Kıbrıs sorununa toplu çözüm bulunması hedefinin öne
çıkarılmasına katkıda bulunmamaktadır. Tam aksine Ankara’nın
uzlaşmazlığını beslemektedir.
Bu aşamada engellerin aşılması, Kıbrıs sorunun özüne ilişkin
hususların çalışma komitelerinde tartışılmasının toplu çözüm için
müzakerelerin hazırlanmasına katkıda bulunacağını Kıbrıstürk
tarafının anlaması ve bu hedefle teknik komiteler ve çalışma
komiteleri düzeyinde görüşmelerin en kısa sürede başlaması
gerekmektedir.
AKEL MERKEZ KOMİTESİ
3.12.2006
|