|
Bir liman ve bir hava alanının şartlı olarak açılmasına ilişkin
Türkiye tarafından yapılan öneri biçimsiz, kabul edilemez ve tahrik
edici bir manevrayı teşkil etmektedir. Hedefi Ankara’nın Avrupa
Birliği ve Birlik üyesi ülkeler karşısında üstlendiği yükümlülükleri
yerine getirmekten kaçınmaktır. Ankara özünde sadece
yükümlülüklerini yerine getirmemekle kalmamakta, Kıbrıs’ta
karşılıklar alma hedefiyle şartlar koşmaktadır.
Türkiye’nin AB karşısındaki yükümlülükleri mevcut olan çok somut
yükümlülüklerdir ve bunlar pazarlık mantığına tabi değildir. Bu
veriler ışığında Avrupa Birliği’nin bir kez daha düşünmeksizin
Türkiye’nin sözde önerilerini reddetmesi gerekirdi. Ancak bunun
yerine Oli Ren’in temsilcisi ve AB dönem başkanlığını yürüten
Finlandiya Dışişleri Bakanı bunları “olumlu adım” olarak niteledi.
Komisyon Başkanı Barroso “önemli adım” diye niteledi. AB
liderliğinin, Türkiye’nin kabul edilemez önerileri temelinde Ankara
ile bir diyaloğun açılmasını istediği apaçık görülmektedir. Ret
edecekleri yerde, Türkiye’nin aldatmacasını kabul edip Türkiye’yi
sanki uzlaşma anlayışına sahip olarak sunmaya hazırlar.
Daimi Temsilciler Komitesi’nin Türkiye’nin önerisini reddetmesini
bekliyoruz.
Sadece Kıbrıs sorunu ile de ilgili olmayan ve AB’nin ilkeler
temelinde değil, emperyalist çıkarları öne çıkaran maksatlar
temelinde işlediğini gösteren olaylar maalesef çoktur.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendi çıkarlarını ve hukuku savunmaktan başka
seçeneği yoktur. İlkeli tezleri istikrarlı olarak savunarak
haklarımızı talep ediyoruz ve kararlı bir şekilde mücadele ediyoruz.
AKEL MERKEZ KOMİTESİ SEKRETERYASI
8.12.2006
|