Günümüz Kıbrıs’ında ağırlıklı olarak tartışılan konu
güncel siyasi konular ve özellikle de Kıbrıs sorunudur. Çoğu kez
Kıbrıs sorunu dışında daha başka konu olduğunu unutuyoruz. Çevre,
sağlık, uyuşturucu gibi günümüzün yakıcı konuları gündemin hep
gerisinde kalıyor. Çağdaş bir sorun olarak son yıllarda öne çıkan
çevre sorunu dahi marjinallerin ele aldığı bir sorun olarak
değerlendiriliyor. Oysa bu sorun direk yaşam kalitemizle
bağlantılıdır.
1974 savaşında ve daha sonra meydana gelen yangınlarda
Kıbrıs önemli boyutta yeşil alan kaybına uğradı. Uzun yıllar süren
kuraklıklar da yeşillendirme çalışmaları önünde bir dezavantaj olarak
durdu. Tabi bu arada , bu konuda irade ve çevre konuları ile ilgili
programlama eksikliğini de belirtmek gerek.
Biz Kıbrıslılar bu alanda gerekli politikaları
belirlemeleri için hükümet nezdinde girişimler üstelenmeli bir baskı
aracı olmalıyız. Hükümetleri çevre konusunda politika belirlemeye
zorlamalıyız. Bu arada okullarda çevre dersleri konulması ve daha
genelde çevre konusunda duyarlı bir kamuoyu yaratma yönünde de
örgütlü kesimlere büyük bir görev düşmektedir. Çevrenin nitelikli bir
yaşamda oynadığı rolü dikkate alarak kendi duyarlılığımızı da
yükseltmeliyiz.
Çevre konusu Kıbrıs’ta iki toplumun işbirliği
yapabilecekleri somut bir alandır. Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler
temiz bir çevre ve yeşil için ortak etkinlikler düzenleyip kampanyalar
açmalıyız. Bu süreçte bir kadınlar özel bir rol oynamak durumundayız.
Çünkü bir kadınlar yaşamın ne olduğunu, çocuklarımız için temiz bir
havanın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu nedenle de yeşil alanların
korunması ve daha da artırılması için, temiz bir gökyüzü için ortak
eylemleri örgütleme yönünden öne çıkmalıyız.