Kıbrıs halkı son günlerde “Avrupa” gazetesi yazı işleri müdürü Şener
Levent ile diğer yazarlarının önceden planlanmış yargılanmalarını
endişe ve infial içerisinde izliyor. Bu davayı aralarında İzzet
İzcan ve Özker Özgür’ün de bulunduğu ilerici siyasilerin davasının
izlemesi bekleniyor.
Ortak vatanımız Kıbrıs’ı efendisiz, birleşik, özgür bir şekilde
arzulamaları bu yargılamaların temel nedenidir.
İçerisinden geçtiğimiz bu kritik anda, ülkenin tüm demokrat ve
ilerici vatandaşları siyasi ve ideolojik yaklaşımlarından bağımsız
olarak, tüm gücü ile bu durumu protesto etmeli, Kıbrıstürk
toplumunda özgür sesleri kısma amacı olan önlemleri engellemelidir.
Kıbrıs’ın kuzeyinde durumu kontrolleri altında tutanlar sözde
casusluk iddiaları ile siyasileri ve gazetecileri tutuklama yönünde
adımlar atıyor. Bu düşünce ve davranış faşist rejimleri
çağrıştırıyor ve ne yazık ki bu yönde atılan adımlar ilk adımlar da
değil. Bu tavır Ankara’dan askerlerin de iştirakı ile Denktaş
rejiminin siyasi pratiğine dönüşmüş durumda. Bu operasyonun yerel
Kıbrıslıtürk güçlerinin kontrolünde değil de Türk askeri
yetkililerinin denetiminde olması da bir rastlantı değildi.
Şener Levent ve Avrupa gazetesi özgür bir sestir ve
Kıbrıslıtürklerin gerçek bilincini ifade ediyor. Dahası bu ses
yıllardan beridir ayrılık duvarlarının yıkılması için mücadele
edenleri, 74 acı olaylarının külleri ve yıkıntıları üzerinde ortak
evimizi, barışçı, federal yeni Kıbrıs’ı inşa etmek için mücadele
eden çok acı çekmiş olan adanın tüm vatandaşlarını, Kıbrıslı
ilerici güçleri ifade ediyor.
Özgür basın dahil temel insan haklarını ihlal eden , farklı görüşü
susturmayı, muhalefeti yıldırmayı ve Kıbrıstürk toplumunu baskı
altına almayı hedefleyen bu yargılamayı protesto ediyoruz.
Uluslararası örgütleri, Avrupa Birliğini, Avrupa parlamentosunu bu
olaya tepki göstermeye ve bu yargılamaları destekleyen veya hoş
gören Türkiye'’e baskı yapmaya çağırıyoruz. İnsanlığın gözleri
önünde siyasi bir suç işlenmesine ve 21. Yüzyılda özgür basının
yargılanmasına müsaade edilmesi mümkün değildir. Avrupa’nın ve onun
kurumlarının bu olaya tepki gösterme görevi vardır. Türkiye bugün
Avrupa’nın kapısını çalıyor. Türkiye’ye tam üyelik yolu
açılmıştır. Demokrasiye, insan haklarına saygı konusunda çifte
standart olabilir mi? Türkiye uluslararası pratiğe derhal uymalı
ve net mesajları alarak bunlara uyum sağlamalıdır.
Şener Levent’e ve diğer gazetecilere dayanışmalarımızı iletiriz.
Yargılanma için sıra bekleyen İzzet İzcan ve Özker Özgür dahil diğer
siyasilere dayanışmalarımızı iletiriz.
Kıbrıslı yurtsever , mücadeleci ve onurlu insanlara örnek teşkil
ediyorlar. Mücadeleleri ve direnişleri binlerce Kıbrıslı için,
Kıbrıslırumlar ile Kıbrıslıtürklerin yeniden yakınlaşmasını
mücadelesini yoğunlaştırmaları için bir hareketlendirici oldu.
Sevgili dostlar tek halk , tek vatan yönündeki hedefimizi
gerçekleştirmek için sağlam durun.
Biz Kıbrıs denen ortak vatana inandığınız için eğilmeyeceğini
biliyoruz. Ve siz de yalnız olmadığınızı da biliyorsunuz. Yanınızda,
ayni saflarda yumrukları sıkılmış binlerce Kıbrıslırum,
kıbrıslıtürk, Ermeni, Maronit ve Latin var. Dayanınız.
Demokrasi için mücadelede düşenleri anmanın en iyi yolu, onların
kazanmaya zaman bulmadıkları mücadeleyi kazanmaktır. İki toplum
arasında işbirliği ve dostluk için mücadele edenleri anmanın en iyi
yolu, bu mücadelenin kazanılması , faşizm topraklarımızdan sökülmesi
ve insanlarımız yeniden kucaklaşmasının sağlanmasıdır. Osman ile
Kostis’in Limasol limanında, Magosa bahçelerinde birlikte , yan yana
çalışmalarının sağlanmasıdır.
Kıbrıs bayrağı adanın bir ucundan diğer ucuna dek özgür bir şekilde
dalgalanınca, “benim yurdum artık ikiye bölünmüş değildir” diye
şarkılar söyleyince en iyi biçimde anılacaklardır.