ABD’ye yönelik terörist saldırının ekonomik etkileri

                                 

                                        Stavros Evagoru

                                        AKEL M.K Üyesi

         Ekonomik Araştırma Büro Sorumlusu

    

ABD’ye yönelik terörist saldırı dünyamızda  siyasi güçler dengesinin değişmesi anlamına da geliyor. Amerikalılar Manhattan’a yapılan saldırıdan yaralanan onurlarını kurtarmak amacı ile bir haçlı seferi başlatmış durumda. Bu koşullarda Körfez savaşına benzer  siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçların ortaya çıkacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Şimdiden uluslararası alanda bir istikrarsızlıktan  bahsediliyor.

Küreselleşme koşullarında ekonomide yaşanan  olgular zincirleme olarak bir ülkeden  diğerine aktarılıyor. Geleceğin ekonomik krizi  global çapta ve genel olacak. Bugün globalleşmenin henüz başında olunmasına rağmen dev kapitalistin  kalbine yapılan saldırı sadece ABD için değil onlarca geri kalan ülke için de bazı ekonomik sonuçlar yarattı.

Bu saldırının ABD ve diğer ülkelerde ortaya çıkacak  dolaylı ve dolaysız sonuçlarının neler olabileceğine bir göz atalım.

Bu saldırı her şeyden önce sigortacılık, turizm, hava taşımacılığı ve mali hizmetler  alanında büyük yaralar açacak.  Sigorta şirketlerinin  bu saldırı sonrası maddi ve manevi kayıplar için ödeyeceği büyüklüğün miktarı 30 milyar dolar olarak hesaplanıyor.  Tüm dünyada hava yolları şirketlerinin uğradığı ve bundan sonra bununla bağlantılı olarak uğrayacağı zarar ise 10 milyar dolar olarak hesaplanıyor.  Amerikan turizm pazarının uğrayacağı zarar da buna eşit olarak öngörülüyor. Mali sistemde de zararın büyük olacağı açık.

Aynı anda ABD Başkanı Bush’un uzağı görmeyen ekonomi politikası (savunma giderlerini 125 milyar dolar artırması) ABD’yi son on yılın en düşük kalkınma hızına götürdü. Tüketimin azalması, yatırımların düşmesi, ve savunma giderlerinin  korkunç artışı Amerikan ekonomisini son üç aylık dönemde sadece % 0.2’lik bir kalkınma hızı oranına ulaştırdı. Bu oran da ekonomik durgunluk olarak nitelendiriliyor.  Ekonomik durgunluk ABD’nin kapısını .çalmaya başladı ve bu koşullarda işsizlik  yeniden gündemde. Sigorta şirketleri ile hava yoları şirketlerinde devam eden işten çıkarmalarla bu sorun çok daha büyük bir boyut alacak. Bu arada savaş macerası da direk ekonomik durgunluğa götürecek.

Tüm bu olgular Amerikanın  ekonomik bir durgunluğa yöneldiğini ortaya koyuyor. Amerika bu arada kendisi ile birlikte Avrupa Birliği ile son yıllarda ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan Japonya’yı d bu sürece çekiyor. Savaş koşullarında uluslararası alanda petrol fiyatlarında olası artış bu durumu daha da ağırlaştıracak.

 

Gelişmelerin Kıbrıs’a yansımaları

 

Kıbrıs ekonominin lokomotifi turizmdir ve Avrupa’da durgunluk turizm hareketinin azalması anlamına gelir.

Bu koşullarda Kıbrıs  gelişmeleri yakından izleme durumundadır. Londra ve Vaşington’daki bazı çevrelerin Kıbrıs’ı suçlu konumuna sokmak için verdikleri uğraşılar da dikkate alındığında tüm bu gelişmelerin  Kıbrıs ekonomisini olumsuz etkileyeceği açık olarak görülür. Savaş koşullarının petrol fiyatlarına olumsuz etkisi de Kıbrıs ekonomisini etkileyecektir.  Bu Kıbrıs’ın petrol stoklarının sınırlı olduğu koşullarda kaçınılmaz olacaktır ve ekonomi bundan yara alacaktır.

Bu koşullarda Kıbrıs merkez bankasının faizleri aşağı çekmesi olumlu bir gelişmedir. Çünkü kalkınmanın ve ekonominin direnme koşullarını yaratır.  ABD ile Avrupa’da ekonomik durgunluğun yaşandığı koşullarda Kıbrıs yatırım bütçesini daha da güçlendirmelidir. Üretken alanlar geliştirilmeli ve turizm sektörünün olası düşününe karlı önlemler gündeme getirilmelidir.

Bu koşullarda ekonomik alanda istikrarsızlıktan kaçınmak için Amerika Birleşik devletlerinin İslam’a yönelik politikaları ile dış politikasında değişiklik yapması bir gerekliliktir.

 

Ekim 2001 

 

 

 

 
                    ANA SAYFAYA DÖNÜŞ