“TERCÜME KİTAPLAR” ADIYLA İNGİLİZ OKULU TARAFINDAN

GERÇEKLEŞTİRİLEN KİTAP SERGİSİ’NDE

 TEMSİLCİLER MECLİSİ BAŞKANI DİMİTRİS HRİSTOFYAS

TARAFINDAN YAPILAN KONUŞMA

 

12 Aralık 2006 Salı

------------------------------

 

 

 

   

 

Eserleri Türkçe’ye, Yunanca’ya ve hatta İngilizce’ye çevrilmiş olan Yunanlı ve Türk yazarların kitaplarının yer aldığı bu serginin açılışı için burada bulunmaktan duyduğum büyük memnuniyeti ifade etmek istiyorum.

Bir zamanlar, edebi eserler de yazan bir kompozitöre hangi sanatın, edebiyatın mı yoksa müziğin mi daha güçlü mesajlar verdiğine ilişkin görüşü sorulduğunda, böylesi bir ayrımı yapabilmesinin mümkün olmadığını, çünkü edebiyatın ve müziğin özünde siyam kardeşler olduğunu söylemişti. Müzik sesle ve melodiyle konuşur. Edebiyat da harflerin sesiyle. Müzik de, edebiyat da aynı değerleri taşırlar. Medeniyetin, kültürün bu iki görünümü barış, adalet, dayanışma gibi değerlerin aydınlığını insanlığa yayar ve insanın insanlaşmasına katkıda bulunur. Yani insanı, güzeli takdir eden, acıya ve üzüntüye duyarlı olan, haksızlığa tepki gösteren, yüksek ve soylu ideallere ulaşılmasını talep eden insan kılar. İngiliz Okulu’nun gerçekleştirdiği bu kitap sergisi bu ideallerin gelişmesi ve güçlenmesi yönünde bir katkıdır.        

Okul dışı unsurlar tarafından bu okulun bazı Kıbrıslıtürk öğrencilerine karşı kısa bir süre önce gerçekleştirilen ve mahkûm edilmesi gereken olayın henüz yankısının sürdüğü bir dönemde bu kitap sergisi gerçekleştiriliyor. Bu sergi, bu okulun Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk öğrencileri arasında gelişen yapıcı işbirliği atmosferini bozmaya çalışanlara okul yönetiminin, öğretmenlerinin, personelinin ve öğrencilerinin yanıtıdır denilebilir. Kıbrıs’ın iki toplumu arasında kin ve düşmanlığı körüklemeye kalkışıp Kıbrıslırumlarla Kıbrıslıtürklerin bir arada yaşayamayacakları mesajını göndermeye çalışanlara onların somut yanıtlarıdır.

Bu kitap sergisinin gerçekleştirilmesi için katkıda bulunan herkesi yürekten tebrik ediyorum. Çünkü her türlü milliyetçilik ve şovenizm olgusuna karşı kararlı bir şekilde mücadele etmesi gerektiği mesajını bu sergi aracılığıyla toplumumuza güçlü olarak gönderiyorlar.

Kin, milliyetçilik ve şovenizmden halkımız geçmişte çok çekti. Milliyetçiliğin ve şovenizmin acı sonuçlarını ne yazık ki hala yaşamaktayız. Hala daha de facto bölünmeyi aşmaya, ortadan kaldırmaya ve Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk bütün halkın haklarının ve temel özgürlüklerinin güvence altına alınacağı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çerçevesinde ortak vatanımızı yeniden birleştirmeye çabalamaktayız.

Halkımızın mücadelesinin başarı perspektifinin olması için Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin ortak vatanımızda birlikte yaşamak istediğimizi ve yaşayabileceğimizi her gün pratikte kanıtlamamız gerekmektedir. Geçmişin anlaşmazlıklarının ve çatışmalarının yabancı müdahalelerinin ve milliyetçi çevrelerin faaliyetlerinin sonucu olduğunu pratikte kanıtlamamız gerekmektedir. İki toplum arasında güveni yeniden inşa etmemiz, yeniden birleşme ve birlikte yaşama isteğini canlı tutmamız gerekmektedir.

İngiliz Okulu özel sorunlar yaşanmaksızın Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk gençlerin öğrenim gördükleri ve işbirliği içerisinde oldukları bir yerdir. Bugün 72 Kıbrıslıtürk genç bu okulda okumaktadır ve sayılarının aşamalı olarak artmasını ve bu okulun Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk gençlerin bir araya geldikleri kitlesel alanlardan biri olmasını ümit ediyoruz. Toplum ve devlet olarak, bu yeri sadece korumamız değil, aynı zamanda buraya yatırım yapıp geliştirmemiz gerekmektedir. Diğer yandan okulun eğitim ve genç nesiller demek olduğu gözümüzden kaçmamalıdır. Hem eğitim, hem de gençlik; geleceğini güvence altına almak isteyen her toplumun sürekli olarak üzerine yatırım yapması gereken öğelerdir.

Tekrar bugün bizi burada bir araya getiren konuya dönmek istiyorum. Bugün burada açılışını yaptığımız Yunan ve Türk yazarların kitapları sergisi iki toplum arasında karşılıklı saygı ve anlayışın ilerlemesi yönünde, çözüm ve yeniden birleşme isteğinin güçlenmesi yönünde bir adımdır. Bu yazarların kitapları aracılığıyla Türk ve Yunan halklarının aynı acıları, sıkıntıları yaşadıklarını, yaşam için aynı beklentilere ve vizyonlara sahip olduklarını, aynı şekilde duygulandıklarını ve aynı meraklara sahip olduklarını görebilirsiniz. Hepimizin istediği kalıcı ve sürekli barışın var olmasıdır ve bu bunca acılar çekmiş bölgemizde yabancıların değil, bölge halklarının çıkarlarına hizmet eden çözümlerin,  adil ve yaşayabilir çözümlerin sağlanmasıyla gerçekleşebilir.

Kıbrıs sorununa mevcut koşullar altında yaşayabilir ve işlerliği olacak çözüm barış davasına büyük katkılar sağlayacaktır. Kıbrıs’ta barış ve Kıbrıs halkının hakkını kazanması için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bu kitap sergisinin başarılı olmasını diliyorum. Bu etkinliği, buna benzeyen, Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürklerin bağlarını güçlendiren, karşılıklı anlayış ve birbirine saygıya katkıda bulunan başka inisiyatiflerin de izlemesini diliyorum.        

 

          

 

 

 

                 

   ANA SAYFAYA DÖNÜŞ