|
Eserleri Türkçe’ye, Yunanca’ya ve hatta İngilizce’ye çevrilmiş olan
Yunanlı ve Türk yazarların kitaplarının yer aldığı bu serginin
açılışı için burada bulunmaktan duyduğum büyük memnuniyeti ifade
etmek istiyorum.
Bir zamanlar, edebi eserler de yazan bir kompozitöre hangi sanatın,
edebiyatın mı yoksa müziğin mi daha güçlü mesajlar verdiğine ilişkin
görüşü sorulduğunda, böylesi bir ayrımı yapabilmesinin mümkün
olmadığını, çünkü edebiyatın ve müziğin özünde siyam kardeşler
olduğunu söylemişti. Müzik sesle ve melodiyle konuşur. Edebiyat da
harflerin sesiyle. Müzik de, edebiyat da aynı değerleri taşırlar.
Medeniyetin, kültürün bu iki görünümü barış, adalet, dayanışma gibi
değerlerin aydınlığını insanlığa yayar ve insanın insanlaşmasına
katkıda bulunur. Yani insanı, güzeli takdir eden, acıya ve üzüntüye
duyarlı olan, haksızlığa tepki gösteren, yüksek ve soylu ideallere
ulaşılmasını talep eden insan kılar. İngiliz Okulu’nun
gerçekleştirdiği bu kitap sergisi bu ideallerin gelişmesi ve
güçlenmesi yönünde bir katkıdır.
Okul dışı unsurlar tarafından bu okulun bazı Kıbrıslıtürk
öğrencilerine karşı kısa bir süre önce gerçekleştirilen ve mahkûm
edilmesi gereken olayın henüz yankısının sürdüğü bir dönemde bu
kitap sergisi gerçekleştiriliyor. Bu sergi, bu okulun Kıbrıslırum ve
Kıbrıslıtürk öğrencileri arasında gelişen yapıcı işbirliği
atmosferini bozmaya çalışanlara okul yönetiminin, öğretmenlerinin,
personelinin ve öğrencilerinin yanıtıdır denilebilir. Kıbrıs’ın iki
toplumu arasında kin ve düşmanlığı körüklemeye kalkışıp
Kıbrıslırumlarla Kıbrıslıtürklerin bir arada yaşayamayacakları
mesajını göndermeye çalışanlara onların somut yanıtlarıdır.
Bu kitap sergisinin gerçekleştirilmesi için katkıda bulunan herkesi
yürekten tebrik ediyorum. Çünkü her türlü milliyetçilik ve şovenizm
olgusuna karşı kararlı bir şekilde mücadele etmesi gerektiği
mesajını bu sergi aracılığıyla toplumumuza güçlü olarak
gönderiyorlar.
Kin, milliyetçilik ve şovenizmden halkımız geçmişte çok çekti.
Milliyetçiliğin ve şovenizmin acı sonuçlarını ne yazık ki hala
yaşamaktayız. Hala daha de facto bölünmeyi aşmaya, ortadan
kaldırmaya ve Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk bütün halkın haklarının ve
temel özgürlüklerinin güvence altına alınacağı iki bölgeli, iki
toplumlu federasyon çerçevesinde ortak vatanımızı yeniden
birleştirmeye çabalamaktayız.
Halkımızın mücadelesinin başarı perspektifinin olması için
Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin ortak vatanımızda birlikte
yaşamak istediğimizi ve yaşayabileceğimizi her gün pratikte
kanıtlamamız gerekmektedir. Geçmişin anlaşmazlıklarının ve
çatışmalarının yabancı müdahalelerinin ve milliyetçi çevrelerin
faaliyetlerinin sonucu olduğunu pratikte kanıtlamamız gerekmektedir.
İki toplum arasında güveni yeniden inşa etmemiz, yeniden birleşme ve
birlikte yaşama isteğini canlı tutmamız gerekmektedir.
İngiliz Okulu özel sorunlar yaşanmaksızın Kıbrıslırum ve
Kıbrıslıtürk gençlerin öğrenim gördükleri ve işbirliği içerisinde
oldukları bir yerdir. Bugün 72 Kıbrıslıtürk genç bu okulda
okumaktadır ve sayılarının aşamalı olarak artmasını ve bu okulun
Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk gençlerin bir araya geldikleri kitlesel
alanlardan biri olmasını ümit ediyoruz. Toplum ve devlet olarak, bu
yeri sadece korumamız değil, aynı zamanda buraya yatırım yapıp
geliştirmemiz gerekmektedir. Diğer yandan okulun eğitim ve genç
nesiller demek olduğu gözümüzden kaçmamalıdır. Hem eğitim, hem de
gençlik; geleceğini güvence altına almak isteyen her toplumun
sürekli olarak üzerine yatırım yapması gereken öğelerdir.
Tekrar bugün bizi burada bir araya getiren konuya dönmek istiyorum.
Bugün burada açılışını yaptığımız Yunan ve Türk yazarların kitapları
sergisi iki toplum arasında karşılıklı saygı ve anlayışın ilerlemesi
yönünde, çözüm ve yeniden birleşme isteğinin güçlenmesi yönünde bir
adımdır. Bu yazarların kitapları aracılığıyla Türk ve Yunan
halklarının aynı acıları, sıkıntıları yaşadıklarını, yaşam için aynı
beklentilere ve vizyonlara sahip olduklarını, aynı şekilde
duygulandıklarını ve aynı meraklara sahip olduklarını
görebilirsiniz. Hepimizin istediği kalıcı ve sürekli barışın var
olmasıdır ve bu bunca acılar çekmiş bölgemizde yabancıların değil,
bölge halklarının çıkarlarına hizmet eden çözümlerin, adil ve
yaşayabilir çözümlerin sağlanmasıyla gerçekleşebilir.
Kıbrıs sorununa mevcut koşullar altında yaşayabilir ve işlerliği
olacak çözüm barış davasına büyük katkılar sağlayacaktır. Kıbrıs’ta
barış ve Kıbrıs halkının hakkını kazanması için mücadele etmeye
devam edeceğiz.
Bu kitap sergisinin başarılı olmasını diliyorum. Bu etkinliği, buna
benzeyen, Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürklerin bağlarını güçlendiren,
karşılıklı anlayış ve birbirine saygıya katkıda bulunan başka
inisiyatiflerin de izlemesini diliyorum.
|