KTOEÖS 38. Genel Kurulu’nda

AKEL Merkez Komitesi Üyesi Yorgos Lukaidis

tarafından yapılan konuşma

5.5.2007

------------------------------

 

 

 

 

Sevgili dostlar,

AKEL Merkez Komitesi adına Genel Kurulunuza binlerce AKEL’cinin mücadele selamlarını getiriyorum. Geleneksel olarak ilerici yönelimlerle, hem Kıbrıslıtürk eğitimcilerin haklarını güvence altına almak için, hem de sosyal ilerleme, barış ve ülkemizin yeniden birleşmesi için mücadele eden sendikal örgütünüzün 38. Genel Kurulu’nda, bugün burada sizinle birlikte olmaktan özel bir sevinç duyuyorum.

Gençlerin bilinçlerinin oluşumunda ve biçimlenmesinde eğitimin oynadığı önemli rolü göz önüne alındığında, KTOEÖS’ün faaliyetlerinin ve mücadelesi ne kadar büyük değere ve öneme sahip olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Eğitimin gerek Kıbrısrum, gerekse Kıbrıstürk toplumunda eğitimin içerdiği milliyetçi unsurlardan kurtulup, iki toplumu birleştiren öğelere ağırlık vermesi için iki toplumda da ilerici, yurtsever güçler olarak bu mücadeleleri sürekli olarak güçlendirmelidir.

Öncelikle eğitim yüzyıllar boyu armonik bir biçimde bir arada yaşamaya ve yaratılmış olan ortak kültürel mirasa ağırlık vermelidir. Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin daha iyi bir yaşam için işverenlere ve sermayeye karşı geçmişte verdikleri ortak sosyal ve sınıfsal mücadelelere ağırlık vermelidir. Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin bu ortak mücadelelerinin AKEL ve Solun damgasını yoğun ve silinmez bir şekilde taşımasından gurur duyuyoruz. 

Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluk, işbirliği ve barış içerisinde bir arada yaşama politikasına bağlı olan ve bunu tutarlı bir şekilde sürdüren AKEL, referandumlardan sonra tekrar başını kaldıran milliyetçilik ve şovenizme karşı mücadeleye devam etmektedir. Tel örgülerin iki tarafında da mevcut statükonun korunması ve bölünmüşlüğün kalıcı hale gelmesi yönündeki faaliyetleri ve politikaları teşhir etmekteyiz.

Aşırı sağdan ve başka kesimlerden de saldırılara maruz kalmamıza rağmen sürdürdüğümüz politikamız temelinde, Sol olarak, AKEL olarak, her zaman yaptığımız gibi, bugün de emekçilerin ve halkımızın kitlesel düzeyde temaslarında öncü olmaya devam ediyoruz.

Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluğunu, işbirliğini ve ortak anlayışlarını savunma uğrunda canlarını feda eden değerli yoldaşlarımızın yaptıkları gibi, başımız dik, sarsılmaz bir şekilde,  Kıbrıs aleyhine emperyalistlerin ve yerli milliyetçi organlarının planlarına karşı bu politikamızı sürdürüyoruz.  

Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk halkımızın yegâne efendisi olacağı bir vatanda Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin kardeşliği vizyonuna inanarak mücadele eden Kavazoğlu ve Mişaulis’in ve daha nice değerli yoldaşımızın yolunda ilerliyoruz. BM kararlarında belirtildiği gibi siyasal eşitlik temelinde ve insan haklarına saygının olacağı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümüne bağlı olmaya devam ediyoruz.

Sevgili dostlar,

Referandumların üzerinden uzun bir süre geçti ve Kıbrıs sorununa üzerinde anlaşmaya varılan bir çözüm bulunması hedefiyle yeni bir uğraşı için zamanın geldiğine inanıyoruz. Güvenlik Konseyi’nin ve Avrupa Birliği’nin desteğini almış olan, Birleşmiş Milletler gözetiminde gerçekleştirilen ve iki toplum liderinin imzasını taşıyan 8 Temmuz Anlaşması önümüzde durmaktadır. Biz AKEL olarak 8 Temmuz Anlaşması’nın en nihayet uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda daha fazla gecikmenin her hangi bir gerekçesi olamaz. İki toplum arasındaki görüş ayrılıklarının azaltılması amacıyla ve bu şekilde daha üst düzeyde toplumlararası görüşmelerin yeniden başlamasının koşullarının yaratılması için bu anlaşmada öngörülen gerekli hazırlık çalışmalarının en kısa sürede başlaması bir zorunluluktur. Beklentimiz ve dileğimiz Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk halkımızın kabul edeceği ve destekleyeceği, üzerinde anlaşmaya varılan bir çözüme bu kez ulaşmaktır.

Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk siyasal partilerin temsilcilerinin Lidra Palas’daki son toplantılarında Lefkoşa’nın surlar içinin askersizleştirilmesi için vardıkları ortak anlayışın, Lidra’nın açılmasına götürebilecek olumlu bir gelişme olduğu görüşündeyiz. Biz, herhangi bir çekince öne sürmeksizin, Lidra’nın, Limnidi’nin ve diğer geçiş kapılarının açılmasından yanayız.

Kıbrıs sorununun çözüm uğraşılarına ek engeller çıkartması çok olası olduğundan dolayı, Türkiye’de bu dönemde yaşananlardan duyduğumuz endişelerimizi ifade ediyoruz.

Sevgili dostlar,

Bu düşüncelerle, yüksek vizyonunuzun ve beklentilerinizin gerçekleşmesi için verdiğiniz mücadelelerin daha sonuç verici olmasına katkıda bulunacak Genel Kurul çalışmalarınızın üretken ve başarılı geçmesini dilerim.

 

 

 

 

                 

   ANA SAYFAYA DÖNÜŞ