|
Sevgili dostlar,
AKEL Merkez Komitesi adına Genel Kurulunuza binlerce AKEL’cinin
mücadele selamlarını getiriyorum. Geleneksel olarak ilerici
yönelimlerle, hem Kıbrıslıtürk eğitimcilerin haklarını güvence
altına almak için, hem de sosyal ilerleme, barış ve ülkemizin
yeniden birleşmesi için mücadele eden sendikal örgütünüzün 38. Genel
Kurulu’nda, bugün burada sizinle birlikte olmaktan özel bir sevinç
duyuyorum.
Gençlerin bilinçlerinin oluşumunda ve biçimlenmesinde eğitimin
oynadığı önemli rolü göz önüne alındığında, KTOEÖS’ün
faaliyetlerinin ve mücadelesi ne kadar büyük değere ve öneme sahip
olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.
Eğitimin gerek Kıbrısrum, gerekse Kıbrıstürk toplumunda eğitimin
içerdiği milliyetçi unsurlardan kurtulup, iki toplumu birleştiren
öğelere ağırlık vermesi için iki toplumda da ilerici, yurtsever
güçler olarak bu mücadeleleri sürekli olarak güçlendirmelidir.
Öncelikle eğitim yüzyıllar boyu armonik bir biçimde bir arada
yaşamaya ve yaratılmış olan ortak kültürel mirasa ağırlık
vermelidir. Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin daha iyi bir yaşam
için işverenlere ve sermayeye karşı geçmişte verdikleri ortak sosyal
ve sınıfsal mücadelelere ağırlık vermelidir. Kıbrıslırumların ve
Kıbrıslıtürklerin bu ortak mücadelelerinin AKEL ve Solun damgasını
yoğun ve silinmez bir şekilde taşımasından gurur duyuyoruz.
Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluk, işbirliği ve barış
içerisinde bir arada yaşama politikasına bağlı olan ve bunu tutarlı
bir şekilde sürdüren AKEL, referandumlardan sonra tekrar başını
kaldıran milliyetçilik ve şovenizme karşı mücadeleye devam
etmektedir. Tel örgülerin iki tarafında da mevcut statükonun
korunması ve bölünmüşlüğün kalıcı hale gelmesi yönündeki
faaliyetleri ve politikaları teşhir etmekteyiz.
Aşırı sağdan ve başka kesimlerden de saldırılara maruz kalmamıza
rağmen sürdürdüğümüz politikamız temelinde, Sol olarak, AKEL olarak,
her zaman yaptığımız gibi, bugün de emekçilerin ve halkımızın
kitlesel düzeyde temaslarında öncü olmaya devam ediyoruz.
Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluğunu, işbirliğini ve
ortak anlayışlarını savunma uğrunda canlarını feda eden değerli
yoldaşlarımızın yaptıkları gibi, başımız dik, sarsılmaz bir
şekilde, Kıbrıs aleyhine emperyalistlerin ve yerli milliyetçi
organlarının planlarına karşı bu politikamızı sürdürüyoruz.
Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk halkımızın yegâne efendisi olacağı bir
vatanda Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin kardeşliği vizyonuna
inanarak mücadele eden Kavazoğlu ve Mişaulis’in ve daha nice değerli
yoldaşımızın yolunda ilerliyoruz. BM kararlarında belirtildiği gibi
siyasal eşitlik temelinde ve insan haklarına saygının olacağı iki
bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümüne bağlı olmaya devam
ediyoruz.
Sevgili dostlar,
Referandumların üzerinden uzun bir süre geçti ve Kıbrıs sorununa
üzerinde anlaşmaya varılan bir çözüm bulunması hedefiyle yeni bir
uğraşı için zamanın geldiğine inanıyoruz. Güvenlik Konseyi’nin ve
Avrupa Birliği’nin desteğini almış olan, Birleşmiş Milletler
gözetiminde gerçekleştirilen ve iki toplum liderinin imzasını
taşıyan 8 Temmuz Anlaşması önümüzde durmaktadır. Biz AKEL olarak 8
Temmuz Anlaşması’nın en nihayet uygulanması gerektiğine inanıyoruz.
Bu konuda daha fazla gecikmenin her hangi bir gerekçesi olamaz. İki
toplum arasındaki görüş ayrılıklarının azaltılması amacıyla ve bu
şekilde daha üst düzeyde toplumlararası görüşmelerin yeniden
başlamasının koşullarının yaratılması için bu anlaşmada öngörülen
gerekli hazırlık çalışmalarının en kısa sürede başlaması bir
zorunluluktur. Beklentimiz ve dileğimiz Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk
halkımızın kabul edeceği ve destekleyeceği, üzerinde anlaşmaya
varılan bir çözüme bu kez ulaşmaktır.
Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk siyasal partilerin temsilcilerinin Lidra
Palas’daki son toplantılarında Lefkoşa’nın surlar içinin
askersizleştirilmesi için vardıkları ortak anlayışın, Lidra’nın
açılmasına götürebilecek olumlu bir gelişme olduğu görüşündeyiz.
Biz, herhangi bir çekince öne sürmeksizin, Lidra’nın, Limnidi’nin ve
diğer geçiş kapılarının açılmasından yanayız.
Kıbrıs sorununun çözüm uğraşılarına ek engeller çıkartması çok olası
olduğundan dolayı, Türkiye’de bu dönemde yaşananlardan duyduğumuz
endişelerimizi ifade ediyoruz.
Sevgili dostlar,
Bu düşüncelerle, yüksek vizyonunuzun ve beklentilerinizin
gerçekleşmesi için verdiğiniz mücadelelerin daha sonuç verici
olmasına katkıda bulunacak Genel Kurul çalışmalarınızın üretken ve
başarılı geçmesini dilerim.
|