|
Sayın Başkan,
Sayın milletvekilleri,
İzninizle öncelikle oylarıyla beni onurlandıran yurttaşlara
teşekkürlerimi ve şükran duygularımı ifade etmek istiyorum. Onlar
beni kucakladıkları güvenleri ve oylarıyla verdikleri güçlü emir,
Kıbrıs’ı ileri götürmek için, Kıbrıs’ımız için yeni bir dönemi
başlatmak için, Kıbrıs sorununa adil, yaşayabilir ve işlerliği
olacak çözümü sağlama çabalarımızı yoğunlaştıracağımız bir dönem
için, ülkemizin siyasal yaşamının yenileneceği ve toplumumuzun
çağdaşlaşacağı bir dönem için dayanak alacağımız sağlam temeldir.
Adaylığımı destekleyen ve Cumhurbaşkanı seçilmem için yorulmadan
çalışan bütün siyasal güçlere, daha başından itibaren birlikte
olduğumuz partim, AKEL’e ve Halk Hareketi’ne, Birleşik Demokratlar’a,
Merkez Siyasal Alanın Yeniden Yapılanması Hareketi’ne, Sosyalistler
İnisiyatifi’ne, Hür Yurttaşlar İnisiyatifi’ne, adaylığımı destekleme
hareketlerine en sıcak teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Ayrıca
seçimlerin ikinci turunda bana destek vererek, Kıbrıs
Cumhurbaşkanlığı’na seçilmeme katkı sağlayan Demokrat Parti’ye,
Sosyal Demokratlar Hareketi EDEK’e ve Ekoloji Çevreciler Hareketi’ne
teşekkür ederim.
Sadece bana oy verenlere değil, demokratik haklarını kullanarak,
başka tercihlere yönelenlere de teşekkür ederim. Seçimlere kitlesel
katılımlarıyla, fanatizmden, aşırılıklardan ve düşmanlıklardan uzak
bir şekilde durarak, ülkemizde demokrasinin olgunlaştığını
kanıtladıkları için onlara teşekkür ederim. Bu durumdan hepimiz onur
duymakta haklıyız.
Demokrasi hepimizin göz bebeğimiz gibi korumamız gereken bir halk
kazanımıdır. Yurttaşın politika ile güçlü ilişkisi ülkemizde
sağlıklı bir olgudur, çünkü bu yurttaşların politikaya ve
politikacılara güvendiğini göstermektedir. Yurttaşlar sosyal ve
siyasal olaylara kolektif katılımın taşıyıcısı ve ifadecisidir ve
aynı zamanda da demokratik devletin normal işleyişinin
garantisidirler.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakip olan adaylara duyduğum saygı ve
takdiri bir kez daha vurgulamak istiyorum. Seçimlerin ikinci turunda
Cumhurbaşkanlığı’na aday olan Sayın Kasulidis’e saygı ve takdir
duygularımı dile getiriyorum.
Cumhurbaşkanı Sayın Tassos Papadopulos’a da duyduğum saygı ve
sınırsız takdir duygularımı ifade ediyorum. Sayın Papadopulos’la
yıllar boyu süren işbirliği ve şahsi dostluğu geliştirdik. 2003
yılında onun Cumhurbaşkanlığına seçilmesi işbirliğimizin doruğa
çıktığı nokta oldu. Onun Cumhurbaşkanlığı döneminde değişimi
sağlamak için birlikte çaba ortaya koyduk. Bu işbirliği sürecinde
ortaya çıkan anlaşmazlıklar ve farklı yaklaşımlara rağmen, Tassos
Papadopulos tarafından memleketin yönetimi döneminde pek çok şeyin
başarıldığını kesinlikle tespit edebiliriz.
Bayanlar, baylar,
Cumhurbaşkanlığına seçilmemle, 2001 Mayıs’ında başlayan Temsilciler
Meclisi’ndeki Başkanlık görevim noktalanıyor. O günden bugüne 7 çok
üterken yıl geçti. Tüm bu süre zarfında Meclis’in ürettiği zengin ve
çok yönlü faaliyetler içerisinden, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa
müktesebatına uyum sağlaması ve ülkemizi 1 Mayıs 2004 tarihinde
Avrupa Birliği üyesi yapması yönünde siyasal liderliğin, tüm
örgütlerin ve halkın ortaya koyduğu kolektif ve dev çabaya atıfta
bulunmak istiyorum. Kıbrıs Meclis’inin değinmek istediğim bu
faaliyetinin bir başka yanı da Parlamento diplomasisinin
geliştirilmesi ve Kıbrıs sorununun uluslar arası alanda ileri
götürülmesi faaliyetidir.
Kültürel ve sanatsal faaliyetler Meclis’in bu dönemde geliştirdiği
genel faaliyetin içinde önemli bir yere sahip oldular ve bu
gelişmeden özel bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Bu dönem içerisinde Meclis’in bu zengin faaliyetine katkıda bulunan
tüm siyasal güçlere yürekten teşekkür etmek istiyorum. Meclis’in
çalışmalarının gelişmesinde önemli katkılarını sunan Meclis
çalışanlarına teşekkürlerimi ve çalışmalarında başarılarının sürmesi
dileklerimi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan,
Bayanlar, baylar,
Bir yaşam vizyonundan, Kıbrıs sorununa adil bir çözüm ve daha adil
bir toplum inşası vizyonundan hareketle Cumhurbaşkanlığı’na aday
oldum. Bu vizyon hükümet programının bütününde yer almaktadır ve
Cumhurbaşkanlığımın fenerini ve pusulasını teşkil etmektedir.
Programda yer alan taahhütlerimi yaşama geçirmek için, tayin
edeceğim Bakanlar Kurulu ile birlikte gücümün her zerresini
harcayarak yoğun bir şekilde çalışacağım. Programım halkla onur
sözleşmesidir ve bunu tam olarak onurlandıracağım.
Cumhurbaşkanlığımızın öncelikle üzerinde duracağı görev Kıbrıs
sorunun çözümü olacaktır. Bunu seçim döneminde birçok kez beyan
ettim ve şimdi de beyan ediyorum. Cumhurbaşkanlığına aday olma
yönünde karar verirken en temel nedenim Kıbrıs sorunun çözümü idi.
Kıbrıs sorunun çözümü hükümetimizin birinci önceliği olacaktır.
Cumhurbaşkanlığımızın amacı işgali ve yerleşiklerin varlığını sona
erdirecek adil, yaşayabilir ve işlerliği olacak bir çözümün
başarılmasıdır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini, bağımsızlığını,
toprak bütünlüğünü ve birliğini sağlayacak ve yabancı güçlerin
ülkemizin içişlerine askeri müdahale hakkını olanak dışı tutacak bir
çözümün başarılmasıdır. 1977 Makarios – Denktaş ve 1979 Kiprianu –
Denktaş Doruk antlaşmalarının öngördüğü gibi, iki bölgeli iki
toplumlu bir federasyon çerçevesinde, ülkemizin topraklarını,
halkını, kurumlarını ve ekonomisini yeniden birleştirecek bir
çözümün başarılmasıdır. Federal, iki bölgeli, iki toplumlu Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin tek egemenliği, tek uluslar arası kimliği ve tek
vatandaşlığı olmalıdır. Çözüm, BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarına
dayanmalı, uluslar arası hukuk ile Avrupa hukukuna ve aynı zamanda
insan hakları ile ilgili uluslar arası sözleşmelerle uyumlu
olmalıdır.
Göçmenlerin geri dönüş ve mülkiyet hakları dâhil olmak üzere,
Kıbrıslırum, Kıbrıslıtürk, Maronit, Ermeni ve Latin, tüm halkın
insan haklarını ve temel özgürlüklerini sağlayacak ve güvence altına
alacak bir çözümü arzuluyoruz.
Türk işgal askerlerinin uzaklaştırılmasını ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin
askersizleştirilmesini öngören bir çözümü arzuluyoruz. Nihai
hedefimiz tüm Kıbrıs’ın askersizleştirilmesi olmaya devam
etmektedir.
Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarında belirlendiği gibi, federal
bir çerçevede iki toplumun siyasal eşitliğini tutarlı bir şekilde
destekliyoruz.
Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü dönem, dönem üstlenilen birçok
uğraşıya rağmen 34 yıldır devam etmektedir. Türkiye’nin Kıbrıs
halkının çıkarlarına olacak bir çözümü kabul etmeyi reddetmesi
nedeniyle sorunun çözümü mümkün olmadı. Adil, yaşayabilir ve
işlerliği olacak bir çözüm ile, Türkiye’nin 1974’teki istilası ve
ülkemizin topraklarının büyük bir kısmını işgali ile ihlal ettiği
uluslar arası hukuk ilkelerine uygun bir çözüm ile sorunun çözüm
zamanının geldiğine inanıyorum.
Çıkmazın aşılması ve Kıbrıs sorununa bütünsel müzakerelerin
önkoşullarının yaratılması için çıkış noktası bizzat Güvenlik
Konseyi’nin kendisinin ve beş daimi üyesinin desteklediği 8 Temmuz
anlaşmasıdır. 8 Temmuz anlaşmasının yaşama geçirilmesine yönelik
diyalog için hazır olduğumuzu ifade ediyoruz ve Kıbrıstürk
tarafından da karşılık bulacağımızı ümit ediyoruz.
Bu resmi anda Kıbrıslıtürk yurttaşlarımıza sesleniyorum ve onlara
dostluk ve barış içinde bir arada yaşama için iyi niyetle dolu
olduğumuzu iletiyorum. Birleşik federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit
yurttaşları olarak tüm haklardan yararlanmaları için çalışacağım
konusunda bir kez daha onlara güvence veriyorum. Ancak bir kez daha
açıklıkla tekrarlamak istiyorum ki, Kıbrıslıtürklerin haklarının
sağlanması Kıbrıslırum, Maronit, Ermeni ve Latin yurttaşlarımızın
hakları çiğnenerek sağlanamaz. Böylesi bir şey Kıbrıs sorunun
çözümünü daha doğuşundan sorunlu kılar.
Kıbrıs sorunun çözümü için uluslar arası faktöre yönelik çeşitli
yönlerde yoğun bir faaliyet geliştireceğimizin sözünü Kıbrıs halkına
vermiştik. Cumhurbaşkanı seçiminden hemen sonra uluslar arası
faktörün Kıbrıs sorununun çözüm uğraşılarına katkı yapmaya hazır
olduğunu açıklamasından duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.
İlkeleri dayanak alacak bir çözümün sağlanması için hem uluslararası
faktöre, hem de Kıbrıstürk toplumuna yönelik olarak sürekli olarak
inisiyatifler alma yönünde halka taahhüdümü bu resmi kürsüden bir
kez daha teyit ediyorum.
Bu sözümüzü yerine getirmek için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri
ve Güvenlik Konseyi’ne yönelik olarak hareket edeceğiz.
Bizzat Kıbrıslılar tarafından çözüm bulunması için uğraşılara iki
toplumun yapıcı bir şekilde katılması yönünde son kararında da
çağrıda bulunan Güvenlik Konseyi’nin tezini selamlıyoruz.
Kendileriyle yıllar boyunca inşa ettiğimiz tarihsel ilişkileri de
değerlendirerek, Kıbrıslıtürk yurttaşlarımızla bu işbirliğinin ve
yeniden yakınlaşmanın gelişmesi için büyük bir tutarlılıkla
çalışacağız.
Ancak BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet görevi aracılığıyla iki taraf
arasında diyaloğun ilerletilmesine ve güçlendirilmesine katkıda
bulunmasını önemli görüyoruz. Aynı zamanda Kıbrıs sorununun Güvenlik
Konseyi’nin beş daimi üyesi tarafından uluslar arası örgütün
Kıbrıs’la ilgili kararları temelinde kolektif bir biçimde ele
alınması önemlidir.
Kıbrıs sorunun çözüm uğraşılarında Avrupa Birliği de rol oynayabilir
ve oynamalıdır. Biz Avrupalı ortaklarımızın dayanışmasını bekliyoruz
ve onların Kıbrıs sorunundaki çıkmazın aşılmasına ve çözüme
katkılarını bekliyoruz.
Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve işlerliği olacak bir çözüm bulunması
kolay bir mesele değildir. Zorlukları biliyoruz. Sürekli, ısrarlı ve
zahmetli çalışmaların gerekli olacağını tamamen bilincindeyiz.
Çözümün anahtarı Ankara’nın elindedir. Türkiye çözüm için işbirliği
kararını vermelidir.
Üstleneceğimiz girişimlerin önemli ve zorunlu önkoşulu iç cephede
birliktir. Herkesin çözüm amacıyla seferber olmasıdır. İç cephede
birliğin inşası ve ortak anlayış ve diyaloğun varlığı hükümetimizin
ilk önceliklerinden biri olacaktır.
Kıbrıs sorununu ele alışta birlik ve kolektifliği Ulusal Konsey’in
daha sonuç alıcı işleyişi ve geliştirilmesi ile öne çıkaracağız.
Siyasal güçlerin oynayacakları rolleri ve söyleyecekleri sözleri
olacaktır ve bu onların Ulusal Konsey’e özlü katılımları
aracılığıyla onlara sunulacaktır.
Bizim Cumhurbaşkanlığımız döneminde, birlik, uzlaşı ve diyalog
sadece Kıbrıs sorunuyla sınırlı kalmayacaktır. Ülke yönetiminin ve
iç cephenin diğer önemli yanlarında da bu onun özelliği olacaktır.
Tabi ki birlik her tür farklılığın ortadan kaldırılması ya da yerle
bir edilmesi anlamına gelmemektedir. Bunlar nesnel olarak
mevcutturlar. Fakat birlik, diyaloğun geliştirilmesini, ülkemizin ve
vatandaşlarımızın çıkarlarına birleştirici çözümlerin bulunması
gereğini dayatmaktadır. Biz diyalog istiyoruz ve görüşlerin
sentezini ileri götüreceğiz. Diğer yandan tabi ki hükümetimizin
halkımızla imzaladığı onur sözleşmesini teşkil eden programımızın
yaşama geçirilmesini ve politikamızı ileri götürecektir.
Sayın Başkan,
Bayanlar ve baylar,
Karma ekonomi modelinin geliştirilmesini hedefleyen hükümetimizin
sosyo-ekonomik politikasıyla ülkemizde birliğe mührümüzü vuracağız.
Bu model Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etmesinden
itibaren Kıbrıs’ta uygulanmaktadır ve ülkemize çok şeyler sunmuştur.
Bu modelin sunacaklarının tükenmediğine ve daha sunacak çok şeyi
olduğuna inanıyoruz. Yeter ki bu modeli geliştirelim, güçlendirelim
ve çağdaşlaştıralım. Karma ekonomi modeli özel, kamu ve kooperatif
sektörlerinin işbirliğini dayanak almaktadır. Girişimciliğin ve
sosyal birliğin bağdaşıklığını, güçlü ekonomi ve büyük gelişme
hızını dayanak almaktadır. Bu model, çalışanları destekleyen ve
yurttaşların gereksinimlerine yanıt veren gelişmiş sosyal devletin
varlığını dayanak almaktadır.
Arzum ve hedefim, halkla birlikte geliştireceğimiz verimli ve yapıcı
diyalog aracılığıyla geleceğin Kıbrıs’ı için, barış içerisinde ve
istikrarlı bir gelecek için, herkese güvenlik ve istihdam için,
toplumun tümünün refahı ve ilerlemesi için, yasalar önünde eşitlik
için, siyasal yaşamın yenilenmesi için, Kıbrıs toplumunun,
ekonominin ve devletin çağdaşlaşması için ortak vizyonumuzu yaşama
geçirmektir.
Son beş yıl, bizim özlü katkılarımızla, sorunların aşılması ve doğru
ve sonuç alıcı bir şekilde değerlendirildikleri takdirde daha iyi
yaşam koşullarına, hepimiz için daha iyi günlere yol açacak ön
koşullar sağlandı.
Halkla ilişkimiz interaktiftir ve karşılıklı saygıyı temel
almaktadır. İlkeleri, değerleri ve idealleri dayanak alacaktır.
Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği’nin üyesi olarak, daha sosyal bir
Avrupa vizyonunun yaşama geçmesi hedefiyle Avrupa konjonktüründe
aktif olarak yer alacaktır. Kıbrıs Avrupa Birliği ile bölgemizdeki
komşularımız ve Kıbrıs’ın geleneksel olarak yakın dostluk ilişkileri
içerisinde olduğu bağlantısız ülkeler hareketi arasında köprü
olabilir.
Sosyal Avrupa vizyonunun halkların ve medeniyetlerin yerle bir
edilmesini ve yabancılaştırılmasını değil, farklılıkları kabul etme
ve farklılıklara saygı aracılığıyla birliği dayanak aldığını göz
önüne alarak, yıpratıcı etkilere karşı direncimizi güçlendirmek için
eğitimi, kültürel değerlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi, spor ve
atletizmi değerlendireceğiz.
Ülkemizin siyasal, sosyal ve ekonomik sistemini yenilemek ve
çağdaşlaştırmak için birlikte çalışacağız. İktidar mekanizmalarının
yurttaşlara yakın ve dost olması için, bu mekanizmaların ve
işlemlerin modernizasyonu ve çağdaşlaşması için birlikte
çalışacağız. Hükümetimizi icraatında yönlendirecek olanlar
yurttaşların haklarına ve demokrasinin ilkelerine saygı, yasalar
önünde eşitlik, hakkı olanın hak ettiği yere gelmesi ve sosyal
adalet olacaktır.
Bütün karar alma düzeylerinde diyalog ve kolektifliği hedef
alacağız. Her koşulda, kendilerini ilgilendiren ve etkileyen her
konuda yurttaşlar kendi söz ve seslerine sahip olacaklardır. Kamu
işlemlerinin basitleştirilmesini, bürokrasiye karşı mücadeleyi ve bu
ülkenin her yurttaşının yaşam biçimini ve günlük yaşamı olumsuz
yönde etkileyen her parametrenin ve altyapıların iyileştirilmesini
hedefleyeceğiz.
Bilişim ve yeni teknolojiler alanına özel önem vereceğiz ve dikkat
göstereceğiz. Çağdaş gelişmiş toplumların en önemli ayaklarından
birini teşkil eden bilişim alanında yeni adımlar atacağız ve bu
alana yatırımlarda bulunacağız. İlerleme ile ortak kökleri olan bu
alana perspektif ve yeni bir soluk vermek için yurttaşlarla birlikte
çalışacağız.
Sanayi sektöründe araştırmanın geliştirilmesi ve yeni teknolojilerin
uygulanması Kıbrıs ekonomisine dev bir ivme kazandıracaktır.
Üreticilik ve Kıbrıs sanayisinin rekabet gücü artacaktır. Bu
parametreler, Avrupa Birliği’nin büyük ailesi içerisinde yer
almasıyla doğan yeni koşullara Kıbrıs ekonomisinin yanıt
verebilmesinde belirleyici olacaktır.
Gerek turizm alanında, gerekse diğer alanlarda kararları ve
projeleri sonuç alıcı bir şekilde uygulayacak mekanizmaların,
gerekli projelerin ve altyapıların yaşama geçirilmesinin
hızlandırılması şarttır.
Hükümetin yerel yönetimlerle işbirliği yurttaşlara hizmeti
geliştirecektir. Yerel yönetimler karşısında üstlendiğimiz
taahhütleri kesinlikle yerine getireceğiz.
Kıbrıs başarmaya muktedirdir. Bunun için, programımda da üstlendiğim
gibi, Kıbrıs’ın eğitim, sağlık ve hizmetler merkezi olarak öne
çıkması için çalışacağım. Bütün toplumsal gruplara yönelik olarak
ihtimam ve hizmetlerimizi sunacağız. Ancak izninizle Kıbrıs’ın genç
nesillerine özel bir atıfta bulunmak istiyorum. Ülkemizin sosyal
yaşamında daha aktif bir role sahip olmaları genç nesillerin
hakkıdır. İzleyeceğimiz bütün politikalar aracılığıyla genç
insanlarımıza yeteneklerini göstermeleri ve özlü toplumsal
katılımları için fırsatlar sunmak boynumuzun borcudur. Barış ve
işbirliğinin Avrupasında güven içerisindeki bir Kıbrıs vizyonumuz
genç insanların vizyonudur.
Sosyal hassasiyet ve dayanışma ile bunları izleyen insanın acısında
yanında olma Cumhurbaşkanlığımızın en yoğun karakteristik
özellikleri olacaktır. Tüm şahsi yaşamımın ve içinden geldiğim
alanın tarihinin aşamalı bir şekilde yoksulluğun ortadan
kaldırılmasını, yurttaşların yaşam koşullarının sürekli olarak
iyileştirilmesini hedefleyecek ve insanı esas alacak bir politika
için güvence olduğuna inanıyorum.
Bayanlar, baylar,
Cumhurbaşkanlığımız bütün Kıbrıslılar için Cumhurbaşkanlığı
olacaktır. Her şey hakkında nihai kararı veren ve verecek olan
halktan insanlardır, büyüklüğü önünde saygıyla eğildiğim egemen
halktır.
|