|
| |
![]() |
![]() |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
AVRUPA’DA FARKLI BİR SES BİRLEŞİK AVRUPA SOLU-KUZEY AVRUPA YEŞİL SOLU KONFEDERASYON GRUBUNUN SUNULUŞU
|
|
Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasi gruplar önemli bir siyasal etkinlik alanını teşkil etmektedir. 1996 yılından itibaren AKEL’in içerisinde yer aldığı Birleşik Avrupa Solu pek çok yönden Avrupa Parlamentosu içerisindeki özel bir siyasal gruptur. Kimliği aşamalı olarak oluşmuş olup, üç temel unsuru esas almaktadır: · Farklılıklara saygı gösterip, arzu ettiğimiz alternatif bir Avrupa projesine güç katacak benzerlikleri aramak · Bugünkü Avrupa içerisinde sayısız mücadele içerisinde doğrudan ve aktif olarak yer alarak toplumsal kesimlerle ittifaklar yaratmak · Avrupa’yı gerçekten değiştirmek için toplumsal hareketlere birincil derecede önem vererek gerekli siyasal insiyatifi ortaya koymak.
Farklılıklara Saygı ve Benzer yaklaşımlar arayışı Avrupa Parlamentosu’nda içerisinde yer aldığımız grup Avrupa Solunun farklı görünümlerini de içeren çok renkli bir yapıya sahiptir. Bu grup içerisinde aralarında önemli farklılıklar olan partiler ve bunun yanı sıra feminist, ırkçılık karşıtı, barış ve uluslararası dayanışma hareketlerinden gelen parlamenterler de yer almaktadır. Tarihimizin, siyasal kültürümüzün, önceliklerimizin ve dilimizin birbirimizden farklı olması grup içerisinde bir karmaşaya yol açabilirdi. Bunun olmamasının temel nedeni , aramızdaki farklılıklardan öte, öncelikle hepimiz ilericiyiz ve Avrupa’da gerçekten önemli değişikliklerin olmasını istiyoruz. İlkemiz, bütün konular üzerine özgür ve şeffaf diyaloğun gerçekleştirilmesidir. Bu nedenler aramızdaki ortak yaklaşımlar yüzeysel yada yapay değildir. Aramızdaki farklı yaklaşımları ise, Avrupa gerçekliğinin bir özelliği olarak saygı ile karşılıyoruz. Elbette böylesi bir sürecin bazı gerilimler ve sorunlarla karşılaşmaması mümkün değildir. Ama biz bunları aşamaya çalışıyoruz. Günümüz Avrupasının temellerini değiştirmeyi hedefleyen bütün ilerici güçlerin arasındaki benzerlikleri aramak ve farklılıklara saygı göstermek, taktik hareket değil, stratejik tercihtir.
Alternatif proje ve doğrudan aktif mücadele 25 ülkenin üyesi olduğu Avrupa Birliği 420 milyondan fazla insanı temsil etmektedir ve dünya çapında yapılan üretimin dörtte birinden fazlasını üretmektedir. İlişki ağları Doğu Avrupa ve Balkanlarla, Rusya, Afrika’nın, Karayiplerin, Büyük Okyanus’un 78 ülkesi ile, Akdeniz’in doğu yakasının ülkeleriyle, Latin Amerika ve Asya ülkeleriyle birleşmektedir. Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletlerini de etkilemektedir. Uluslararası Para Fonu’nda ve Dünya Bankası’nda oy hakları Washington’unkinden daha geniştir. Uluslararası Ticaret Örgütü’nde “Birinci Ticari Güç” olma konumundadır ve güneydeki ortaklarla olası ittifaklar Amerikan hegemonyasını karşısında önemli denge unsuru oluşturabilirler. Avrupa Birliği’nin dünya üzerinde paylaşımın değişimi için katkıda bulunabileceği yada günümüzdeki küreselleşmenin kurumu gibi hareket etmesinden duyulan hayal kırıklığı her yerden ifade ediliyor. Dünyamızda yaşanan kültürel kriz karşısında Avrupa Birliği sahip olduğu bu dinamizmle gelecekte ne yapacak? Bugün egemen olan neo-liberalizm karşısında nitel bir sıçramayı halklarımız gerçekleştirebilecek midir? Alternatif bir sürecin sağlanabilmesi, dünyamızın değiştirilmesi yeniden yapılandırılacak bir Avrupa’dan geçer. Bir “Başka Avrupa” perspektifine ilişkin önerilerimizi bu anlayışla ortaya koyuyoruz: · Örneğin herkes için iş ve eğitimin güvence altına alınması , Avrupa Merkez Bankası’nın görevinde ve euronun rolünde değişiklik · Var olan “Açık Pazar ve serbest rekabet”in karşısında yeni bir “Avrupa Toplumsal Modeli”nin köşe taşı olarak, kamu nimetlerinden ve hizmetlerinden herkese yararlanma hakkının sağlanması · Toplumsal kurumların Avrupa politikalarının belirlenmesi sürecine katılımını kolaylaştıracak yeni hakların tanınması , bilgiye ulaşımın sağlanması ile bir işlemin değerlendirilmesi, gerekirse değiştirilmesi ya da kaldırılması hakkı ile “Yukarıdan aşağıya” kurulmuş Avrupa Birliği’nin geleneksel yapısının halk kitlelerinin baskılarıyla değişmesi. Aynı sürece özellikle, çevre ve korunması, göç ve göçmenlik, kalkınma, uluslararası güvenlik gibi, dünya çapında boyutlar almış olan etkinlik alanlarında daha fazla gereksinim vardır. Yaşamda kalmak için gerçekleşen göçe ilişkin, dünyamızda istikrarsızlığa yol açan toplumsal ayırımcılıkla mücadele ederek, çoğu zaman haksız ve kısa görüşlü olan tutumu, güneyle stratejik ittifak lehine aşabilirse, Hatta silahsızlanma yönünde yoğun baskı uygulayarak, Birleşmiş Milletler Tüzük Şartı’nı ve bu şartın adlarına ilan edilmiş olan halkları her şeyin üzerine koyarak, Orta Doğu’daki gibi çatışma ve anlaşmazlıkların adil bir şekilde çözüme ulaştırılmasını hızlandırarak günümüz dünyasında sorunların çözümü aracı olarak görülen savaşı ortadan kaldırabilirse, Uluslararası güvenliğin yeniden gözden geçirilmesi yönünde insanların ilerlemesini sağlayabilirse, Avrupa Birliği “güç” olarak tanınması için militarist gösterilere girişeceğine, yaşamın çok çeşitliliğinden ve Kioto’da benimsenen taahhütlerden yana başı çekecek saygın unsuru teşkil edebilir.
Toplumsal hareketler ve siyasal girişimler Grubumuzun görev süresinde sendikal örgütlenmelerle, kooperatiflerle, alternatif bir dünya isteyen hareketlerle, sivil toplum örgütleriyle geliştirdiği yakın ve sürekli işbirliği Avrupa Parlamentosu’nda ilk kez görülen bir gerçekliktir. Aynı çerçevede, beş kıtadan ilerici şahsiyetler ve örgütlerle kurduğumuz ilişkiler de stratejik tercihimizin göstergesidir. Toplumsal hareketlerin kurumlarının mücadelelerinde yararımız açısından bizi değerlendireceklerini biliyoruz. Bu ilişkide güven dayatılmaz, kazanılır. Birlikte, en azından Avrupa’da politikaya bugün sahip olduğu değersizlikten farklı bir çehre verebiliriz. Eylemimizde temel eksen, Farklı bir Avrupa’nın olası olduğuna inananlarla açık bir diyaloğu gerçekleştirmektir. |
|
|