AKEL - BKP  GÖRÜŞMESİ

 

  AKEL ile Birleşik Kıbrıs Partisi delegasyonları bugün (10.3.2004) bir araya gelip görüş alış verişinde bulundular. Görüşme sonrası AKEL M. K. Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas  şu açıklamayı yaptı:

 

    

     Eski dost Özker Özgür başkanlığında partimizi ziyaret eden  Birleşik Kıbrıs Partisi delegasyonuna hoş geldiniz demek istiyorum. Kendileri ile dostça bir ortamda Kıbrıs sorununa ilişkin son gelişmelerle ilgili  görüş alış verişinde bulunduk. Kıbrıs sorunun çözümü için koşulların olgunlaştığı bir noktada bulunuyoruz ve  görüşmelerin birinci evresine birkaç gün kala  sorunun temel yanlarının, iki toplum  temsilcisi tarafından   çözümü için gerekli iyi niyete sahip olunması gerektiği konusunda ortak görüşe sahibiz. Bu bizim daha önce de arzuladığımız bir olguydu, çünkü  her iki parti de, Kıbrıs  sorunun çözümünde belirleyici rolü oynamaması için yabancı faktörün ne kadar dışarıda kalırsa o kadar daha iyi olacağı düşüncesine sahiptir. Şu anda müzakerelerin birinci evresinin sona ermesi için bir haftalık bir süre var ve ne yazık ki süreçte  ilerleme sağlanamadı. Denktaş eski bilinen tavrını sürdürmeye devam ediyor ve bu tavır Kıbrıslırum, Kıbrıslıtürk,  Kıbrıs halkının vizyonu değildir ve uygulanması durumunda bir kabus olacaktır. Çünkü kabul edilemez bir durum olan taksimi kalıcılaştırıp resmileştirecektir. İster Amerikalılar, ister İngilizler veya Türkiye Başbakanı Tayip Erdoğan olsun, Kıbrıs sorunun çözümünü istediğini söyleyenler  BM Genel Sekreteri’nin  planı temelinde bir çözümde buluşabilmemiz amacıyla Denktaş’ın  tezlerinin ve felsefesinin değişmesi  için hareket geçmelidir. Bu çözüm  Kıbrıslırumların ve KIbrıslıtürklerin çıkarlarına yanıt vermeli ve işlerliği olan bir çözüm olmalıdır. Yabancıların adadaki varlığını kalıcılaştırmak, ülkemiz ve gelecek kuşaklar için iyi sonuç vermeyecektir.  Olumsuzluğu kalıcılaştıracaktır.

     Kıbrıs sorununa ideal bir çözüm bulunması  tabii ki olası değildir ve Annan planı ideal bir çözümü öngörmemektedir. Bir zorunluluk olarak önümüze acılı bir uzlaşma çıkmıştır ve bu uzlaşma gelecekte Kıbrıs halkının tümünün insan haklarına ve temel özgürlüklere yanıt verilmesinin koşullarını yaratmaktadır. Bu ülkede felaketlerin yaşanmasına neden olanlar bunun bedelini ödeyecektir, fakat  en azından çocuklarımız ve torunlarımız birlikte , güvenli koşullar içinde, birleşik bir Avrupa çerçevesinde, insan hakları ile özgürlüklerin tadına vararak yaşayabilecektir.  Bugünkü görüşmemizin anlamı da budur.  Kıbrıslırum, Kıbrıslıtürk, bütün Kıbrıs halkına vermek istediğimiz mesaj da budur.

10.3.2004

 

 

 

                    ANA SAYFAYA DÖNÜŞ