|
|
|
![]() |
![]() |
|
|
|
|
|
Bugün Kıbrısrum toplumunda Hepimiz, veya tam olarak ifade etmek gerekirse yaklaşık hepimiz, Kıbrıslıtürklerle yeniden yakınlaşmanın ileri götürülmesi gerektiğinden bahsetmekteyiz. Bazıları sanki Amerika’yı yeniden keşfetmiş gibi. bu konuda ateşli ve heyecanlı konuşuyor. AKEL’in, EDON’un ve tüm halk hareketinin, Kıbrıslıtürk kardeşlerimiz ile yeniden yakınlaşma politikası izlenmesini istediği için “vatan haini” “Türklerin beşinci kolu” olarak nitelendirilmelerinin üzerinden çok zaman geçmedi. Bugün hemen hemen herkes yeniden yakınlaşmadan bahsediyor ve bu bizi memnun ediyor. Bu memnuniyet AKEL’in politikasının doğruluğunun kanıtlanması kadar Kıbrıslırumlar ile Kıbrıslıtürkler arasında yeniden yakınlaşmanın gelişmesi için daha iyi zemin sağlanmasından kaynaklanıyor. Her iki toplumda da Solun kendi çocuğu olan yeniden yakınlaşmaya karşı tarihsel bir sorumluluğu vardır. Yeniden yakınlaşmanın doğru amaçları ve içeriği olması sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Ve yeniden yakınlaşmanın amacı bütününde Kıbrıs halkının verdiği ve ülkemizin yeniden birleştirilmesi olan mücadeleye hizmetten başka bir şey değildir. Yeniden yakınlaşma sorunu çözemez, Fakat buna yönelik sürece önemli bir katkı sağlar. Ayni zamanda halkın, çözüm sonrası olası her tür zorluğa karşı durmasını ve ayrılığı arzulayanların bu çözümü yıkmak çabalarına karşı durmasını hazırlayarak , çözümün yaşamasına ve işlemesine yardımcı olur. Yeniden yakınlaşma politikasının karşılaşacağı her tür zorluk ve engelden bağımsız olarak- en büyük engel ayrılığın dikenli telleri ve iki toplum arasında temas eksikliğidir- Sol kendi örgütleri ile girişimleri, etkinlikleri ve çeşitli faaliyetleri içeren bir program oluşturarak yeniden yakınlaşmayı daha ileri götürüp yığınsallaştırmak görevi ile karşı karşıyadır. Sol, Kıbrıslırumlar ile Kıbrıslıtürkler arasında temasta var olan zorlukları aşmak için alternatif yöntemleri irdelemek ve kendi arasında de fakto yalnızlaşmayı aşmak zorundadır. Şematik bir şekilde bize sunulan her tür fırsatı kullanarak ayrılık telleri üzeriden bir iletişim köprüsü kurmamız gerektiğini belirteceğim. Yeniden yakınlaşma alanında önemli bir deneyim var ve Sol hareket bunun taşıyıcısıdır. “Haravgi” ile “Yeni Çağ”ın karşılıklı yazı yayınlaması bu yönde bir olanaktır. Şimdiye dek yapılanların ve yapılmakta olanların yanı sıra özellikle dikkatimizi gençlere yönelterek daha başka girişimler de geliştirebiliriz. Tarih kitaplarının, özellikle de Yunanistan-Türkiye ilişkilerinin ele alındığı noktalar başta olmak üzere - kanımca bu anlaşılır bir şeydir - yenilenmesi için her iki toplumda da paralel girişimlerin üstlenilmesi ve kıbrıslırumlar ile Kıbrıslıtürklerin, Hıristiyanlar ile Müslümanların uzun yıllar uyum içerisinde yaşamalarına ve ortak mücadelelerine ağırlık vererek Kıbrıs tarihin öne çıkarılması bana göre iyi bir düşüncedir. Benzer bir girişim medya alanında da üstelenilebilir. Bu girişim alacağı boyut ile birlikte tarih ve medyanın bilinci el altından yöneten ve hakim sınıfların en sevdikleri ve sonuç aldıkları yöntem olduğu da dikkate alındığında, milliyetçiliğe ve şovenizme karşı mücadeleye büyük bir katkı sağlayabilir. Kanımca hepimiz de fakto taksimin kalkması için atılacak ilk adımlardan birinin milliyetçiliğe-şovenizme direnmek olduğu konusunda görüş birliği içerisindeyiz. Bu ayni zamanda ortak vatanımıza, bu ülkenin geleceği yeni kuşlaklara, yeni insanlara karşı bir borcumuzdur. Bu tür girişimlerle şovenizmin birincil hedefi olan alanlara bizim kazanmamamız gereken insanların bilincine direniş mevzileri kazarız.
Şubat - 2000
|
|
||
|
ANA SAYFAYA DÖNÜŞ
|
||